8 Kasım 2008 Cumartesi

geç kalmış bir onbirinci ay kutlaması


Koca kız oldum ben. İlk yaşımı kutlamaya sadece bir ay kaldı. Uzaklarda bir yerdeki, beni hiç tanımayan amcalar, sitemi kapattıkları için zamanında yazamadık onbirinci ay yazımı. Biraz geç kaldı elde olmayan sebeplerden...

İki tane de azı dişim çıktı şimdi. Sekiz dişim var artık. Elma kemirebiliyor, kurabiyemi dişleyebiliyorum. Dokuz kiloyu geçtiğim için artık arabanın arkasındaki kendi koltuğumda gidiyorum. Laf aramızda kalsın kornaya basabileceğim ön koltuk her zaman tercihimdir:) Bir de artık yürüyebiliyorum. Bir adım, iki adım derken salonu bir uçtan diğerine geçebiliyorum. Hala biraz denge sorunum var. Bir de kimi zaman sağa gidecekken sola, sola gidecekken sağa sapabiliyorum. Ayaklarım pek laf dinlemiyorlar sizin anlayacağınız. Neyse bunlar, geçici sorunlar.

Hala pek meraklı, pek ilgiliyim çevremle. Anneannem, bana bebek demeyi öğretti. Ben, sonundaki k'yı söyleyemiyorum pek. Ne zaman bir yüz, bir bebek ya da bir oyuncak görsem basıyorum çığlığı bebe diye.
Ve pek ilgiliyim saçımla başımla. İstiyorum ki takıp takıştırayım, giyip kuşanayım. Buklelerimi savurayım rüzgarda...
PS: Dear Mr. Antonio, I'd like to thank you for reading my page. My aunt told me that your nephews\nieces lived in a far country. I hope you will see them soon. Please keep reading my stories and send me messages whenever you want. Thank you once again. By the way, what do you think about my English? I have learnt it from BabyTV :)




Hiç yorum yok: