30 Eylül 2008 Salı

bugün bayram

Bugün bayram. Benim ikinci bayramım. Bu bayram anneannemle dedem, Arzu teyzemle Nihat ağabeyim Ankara'da yoklar. Ama Alev teyzem burada, ben de onunla çoooook eğleniyorum.

Teyzem, sabah bizi almaya geldi. Efe ile Maya'yı evde bıraktık. Ben, Alev teyzemin cipini kullandım biraz :) Düt düt diye kornaya bastık herkes uyansın diye. Bugün bayram erken kalkmak lazım...

Sunrooftan dışarı çıkıp herkese iyi bayramlar dedim. Hadi kalkın, bugün çok güzel bir gün...

Sonra büyük teyzemin evine gittik bayramlaşmak için. Büyükannem de oradaydı. Bir de İlker dayım. Ben, herkesi öptüm yanaklarından. Bayram hediyesi öpücüğü... Büyük teyzemle merdiven çıkma-inme oyunu oynadım. İlker dayımla da göbüş gıdıklamaca :) Ben, büyük teyzemi çok seviyorum. Onunla çok güzel oyunlar oynuyoruz. Teyzem, beni bir hafta görmese çok özler hemen gelir... Evi biraz uzak olduğu için ben ona pek sık gidemiyorum. Araba kullanmayı seviyorum :) ama arabanın arkasında yolculuk etmek sıkıyor beni... Teyzemin çok güzel bir evi bir de bahçesi var. Gelecek yaz yürümeyi de öğrenince teyzemle bahçede oynayacağız hem o zaman Efe de gelir bizimle... Ağaçlardan meyve toplayıp yiyeceğiz. Yalçın ağabey, Ezgi, Zatiye abla da bizimle oynarlar. Böyle bir ailem olduğu için çok şanslıyım...


24 Eylül 2008 Çarşamba

onuncu ay

Ben bugün on aylık oldum. İlk doğumgünümü kutlamaya iki ay kaldı. Kocaman oldum on ayda. Annem bana ilk doğduğum gün çekilmiş bir resmimi gönderdi de inanamadım. Pek zayıfmışım canım. Şimdi çoktan 8.5 kg oldum, boyum da uzadı. Hem sonra dişlerim çıktı. Artık istediğim her şeyi ısırabiliyorum. Ama bu dişler de çok zor çıkıyor hani. İnsanın dengesi altüst oluyor... Yavaş yavaş ilk adımlarımı da atmaya başladım. Ama biraz korkuyorum ya düşersem diye. Onun içi,n emeklemeyi ya da bir yerlere tutunmayı tercih ediyorum. Ya da en iyisi kucağa çıkmayı. Nasıl olsa beni kucağına almak isteyen çok.

Annem, bu tulumu bugün aldı bana. Geceleri sıcacık uyuyayım diye. Malum havalar birden soğudu sonbahar gelince. Ben de biraz deli yatıyorum. Bir uyanıyorum ki üzerimde battaniye falan kalmamış. Bir de nedense akşam yattığım tarafta uyanamıyorum sabahları. Ayakucu başucuna gelmiş oluyor. Artık annem geceleri yatağımı mı ters mi çeviriyor yoksa ben mi dönüyorum bu kadar bilemeyeceğim.
Kolları biraz uzun geldi tulumumun ama kıvırdık hemen. Büyümek garip bir şey. Bir ay bakıyorsunuz bacaklarınız uzamış, öteki ay ayakkabılar köfte ayaklarınıza olmuyor. Haliyle giysilerin de çeşitli yerlerini kıvırmak falan gerekiyor. Bu arada övünmek gibi olmasın pek kokoş bir gardrobum var. Sonbahar-kış kreasyonlarım da hazır. İnsana herşey yakışınca farklı oluyor tabii... Koyu lacivert beni pek bir açmış değil mi?

14 Eylül 2008 Pazar

teyzelerimle guzel bir haftasonu

Annem işyerine gitmek zorunda olduğu için ben, haftasonunu anneannemde geçirdim. Dedem evdeydi, teyzelerim vardı. Anneannem, en çok sevdiğim çorbaları pişirdi. Teyzelerimle oyunlar oynadım, dolaşmaya çıktım. Çooook eğlendim.

Benim iki tane teyzem var. Her çocuğun en az bir tane teyzesi olmalı çünkü teyze demek, biraz anne, bira abla ama en çok da arkadaş demek. Teyzeler, annelerimizin almadığı oyuncakları alır, annemizle anneannelerimizin izin vermediği şeylere izin veririler. Çok matrak olurlar. Benim en iyi arkadaşlarım teyzelerim.

İşte bu, benim Alev teyzem. Benim adımı Ada koyan o... Alev teyzem, benim ikinci annem. Ben, büyüyünce onunla birlikte tenis oynayacağım, birlikte kupalar alacağız ve kokoş kızlar olacağız. Cipiyle gezmeye çıkacağız ve çoook eğleneceğiz. Konuşmayı öğrenince önce Alev teyze diyeceğim.


İşte bu da Arzu teyzem. Arzu teyzemin işleri çok yoğun olduğu için sadece haftasonu görebiliyorum onu. Arzu teyzem, harika oyunlar bilir. Onun yanında canınız hiç sıkılmaz. Sonra en güzel oyuncakların satıldığı yerleri de hep o keşfeder. Bana çok güzel oyuncaklar alır.


Benim teyzelerim çok özel. Onları çooook seviyorum.








12 Eylül 2008 Cuma

tekrar merhaba


İşte geri döndüm. Aradan neredeyse altı ay geçmiş. Ne kadar büyümüşüm değil mi? Şimdi tam altı tane dişim var. Boyum uzadı, kilo alıp göbüş yaptım. Artık ayağa kalkabiliyorum, hızla emekleyebiliyorum, ba-ba, de-de, ma-ma diyebiliyorum. Gördüğüm, duyduğum, dokunduğum herşey beni çok şaşırtıyor. Dünya kocaman ama ben, bir cesaret herşeyi keşfetmeye çalışıyorum.
En çok suyu seviyorum. Banyo yapmayı, havuzumun içinde suya minik ellerimle vurup çup çup yapmayı...

Bazen bir kova su yetiyor mutlu olmama...
Heyecanlarımı içimde tutamıyorum pek. İstiyorum ki onları başkalarıyla paylaşayım. Kocaman gamzelerimi göstererek gülümsüyorum, kahkahalar atıyorum ki insanlar da bana gülümsesin. Her gün yeni birşey öğreniyorum. Arada yaramazlık da yapıyorum tabii. Çok yorucu geçiyor günler. Öyle ki akşamları baygın düşüyorum erkenden... Melekler gibi uyuyorum düşümde sevdiklerimi görürken...