1 Şubat 2009 Pazar

brunch

Biz, bugün toplandık brunch'a gittik. Brunch, Pazar sabahları yapılan geç kahvaltı demekmiş, annem öyle söyledi. Benim sabah uykum biraz uzun sürünce bizim kahvaltımız da bayaa gecikip brunch'a daha bir uygun oldu. Tabi ki ben, sabah saat yedide kalktığım için kahvaltımı etmiş hatta ikinci uykuma bile yatmıştım ama olsun. Hem bu brunch kelimesi pek hoşuma gitti. Arka arkaya söylenince çok komik oluyor. Annemle arabadayken brunch brunch deyip çok güldük.

Tabi ki teyzelerim oradaydı. Baktım herkes, sürekli birşeyler yiyor ben de herşeyin tadına baktım. En çok poğaçalarla portakal suyu hoşuma gitti.
Arzu teyzemle, öpüşüp koklaştık. Çünkü gelecek haftasonuna kadar gene görüşemeyeceğiz:(

Garson ağabeyler, bana şeker verdiler. Brunch'taki tek bebe bendim. Kendime arkadaş bulamayınca ben de öteki büyüklere takıldım. Herkese el salladım, merhaba dedim. Hatta bir tane amca bana oğlunun resmini bile gösterdi. Laf aramızda hiç beğenmedim...

Sonra şebeklik yaptım biraz. Tırmandım babamın omuzlarına...

Kapıverdim gözlüğünü. Sonra geri verdim tabi. Ben çok eğlendim bu Pazar sabahı. Bu arada yeşil kazağım bana ne kadar yakışmış değil mi?

Hiç yorum yok: