17 Mayıs 2009 Pazar

haftasonu

Bu haftasonu çok ama çok eğlendim ben. Cumartesi günü annemle hazırlandık, arkadaşlarımla hayvanat bahçesinde buluşmaya gittik. Ben, daha önceden gitmiştim hayvanat bahçesine. Mira da gitmiş. Ama Selin ile Zeynep'in ilk ziyaretiydi. Onun için Mira ile ben, arkadaşlarımıza bildiklerimizi anlattık bir bir.

Maymunların yanında çok eğlendik. Birbirimize neler yaptığını gösterip sohbet ettik. Annelerimiz de kendi aralarında sohbet ettiler. Bir ara Zeynep pusetinden düştü. Canı yandığı için ağlayınca hepimiz çok üzüldük. Onu teskin etmeye çalıştık. Hatta açılan çıtçıtlarını kapatmayı bile denedik. Derken hava çok sıcak olunca gelecek sefer buluşmak üzere sözleşip ayrıldık. Ben, arkadaşlarımı çok seviyorum. Onlar benim ilk arkadaşlarım ve benim için çok özel bir yerleri var...

Sonra annem, babam ve teyzelerimle bir alışveriş merkezine gittim. Orada bu kocaman dinozorlar vardı. Babam, beni dinozorun kafasına doğru kaldırdı. Ben de dişlerini yıkamış mı yıkamamış mı bir kontrol ettim. Akıllı dinozor, dişlerini güzelce fırçalamış meğer. Az kalsın beni ısıracaktı. Şaka şaka... Gerçek dinozor değil ki o, kocaman bir dinozor maketi sadece...

Sonra arabalara bindim. Hepsini denedim bir bir... En çok da bu taksiyi sevdim. Düdütt... Çekilin yoldan Ada geliyor...
Pazar sabahı hayatımın rekorlarından birini daha kırdım. İlk kez saat dokuza kadar uyudum. Sonra kalktık tüm aile, kahvaltımızı yaptık, Efe'yi gezdirmeye çıktık... Bugün bizim evin yakınlarında bir sürü insan toplanmıştı. Ellerinde bayraklar, Atatürk'ü ziyarete gidiyorlardı. Bana da bayrak verdi bir amca. Ben de bayrağımı salladım hem de herkese öpücükler gönderdim...
Sonra parka gittik. Efe ile ben, oyunlar oynadık. O koştu, ben onu yakalamaya çalıştım. Sonra ben koşarken de o beni yakalamaya çalıştı.

Oynadık, oynadık. Çimenlerde yuvarlandık...

Efe, serinlemek için çimenlere yattı,

Ben de parktaki aletlerle oynadım.

Sonra döndük evimize. Ben, çok yorulmuştum. Mışıl mışıl uyudum da dinlendim biraz...

Sonra Alev teyzem bizi çağırdı. Bana kocaman bir sürpriz yapmış ve bu çok güzel elbiseyi almış. Bu elbiseyi, İlker ağabeyim evlenirken giyeceğim ve baş nedime ben olacağım. Çiğdem teyzeciğim, bak asıl şimdi su damlası oldum ben...
Alev teyzemin de çok güzel bir elbisesi var. Biz ikimiz, gecenin yıldızı olacağız. Teyzem öyle söyledi. Bu arada akşam yemekte ne yedim biliyor musunuz? Deniz börülcesi. Pek güzelmiş. Alev teyzem yapmış. Böyle uzun uzun, makarna gibi. Önce alıp bir tane avucumun ortasına koydum sonra da ham diye yedim. Herkes bana bakıp pek eğlendi...

Hiç yorum yok: