20 Haziran 2009 Cumartesi

ilk yolculuğum: bursa

İlk kez uzun bir yolculuğa çıktım ben. Ve ilk kez denizle tanıştım...
İlker ağabeyim ile Zatiye ablamın evleneceklerini söylemiştim ya önceden. İşte Zatiye ablamın ailesi ile tanışmak için Bursa'ya gittik biz. Önce hep birlikte kuaföre gidip benim saçlarımı kestirdik. Görseniz çok güzel oldum ben saçlarım kesilince. Anneannem dedi ki gözlerimin güzelliği ortaya çıkmış saçlarım kesilince. Bence anneannem biraz beni kandırıyordu ama neyse.
Sonra Perşembe sabahı Alev teyzem, anneannem, annem, bir de ben atlayıp arabaya uzun bir yolculuğa çıktık. Annemle yol boyu oyunlar oynadık, kitaplar okuduk, şarkılar söyledik: Mary'nin kuzusu var kuzusu, kuzusu...
Bir ara mola verdik mamişlerimizi yemek için. Mola verdiğimiz yerde kocaman bir çocuk parkı vardı. Oyunlar oynayıp çok eğlendim ben.

Bursa'ya vardığımızda Zatiye ablamın evine konuk olduk önce. Gece için hazırlanıyorlardı. Zatiye ablam, çok güzel olmuştu bembeyaz kıyafetiyle. Saçlarında da beyaz çiçekler vardı. Annem, bana da düğün için böyle çiçekleri olan bir taç olacak söz verdi.

Uzun uzun sohbet ettik sonra Zatiye ablamla. Annesinin bizim için yaptığı mamişlerden yedik. Pilavla patates kızartması yedim ben. Biraz da salata. Herşey çok güzel olmuştu. Halide teyzeye ellerine sağlık deyip güzel yanaklarından öptük. Sonra otelimize gittik hazırlanmak için.

Otelimiz, deniz kıyısındaydı. Alev teyzemle ben, koşa koşa denize bakmaya gittik. Annem anlatmıştı da inanmamıştım bu kadar su olabileceğine. Çok güzel birşey deniz. Çok heyecanlandım ben denizi görünce. Bir de artık deniz kenarında yaşamaya karar verdim...

Ama biraz soğuktu deniz suyu. Annem, gelecek hafta Antalya'ya gideceğiz o zaman denizde cup cup yapabilirsin deyince sadece ayaklarımı sokmaya razı oldum ben de.

Dalgalar, ayaklarımın altından gidip geliyorlardı... Öyle güzeldi ki...

Alev teyzemle minik taşlar, kabuklar toplayıp suya attık. Cup cup diye ses çıkardılar... Çok ama çok mutlu oldum ben...

Gidip ben de taşlar topladım. Alev teyzem, bana taşları nasıl uzağa atacağımı öğretti. Pek başarılı olamadım ama olsun. Daha pek küçüğüm, büyüyünce en uzağa ben atacağım taşları...

Hiç oradan ayrılmak istemedi canım...

Ama denize bay bay dedik. Sonra yeniden buluşmak üzere....

Otelin bir de havuzu vardı. Neyse ki ben mayomu getirmiştim yanımda. Havuzun suyu sıcacıktı. Ben de atladım içine hooop diye....

Alev teyzemle annemin mayoları yanlarında olmadığı için onlar giremedi havuza. Halbuki ben onlara demiştim mayonuzu da alın diye...

Havuzda başka bir teyze vardı. Ben de onunla yüzdüm. İkimiz balık gibi bir o yana bir bu yana hoplayıp durduk...

Ellerimizle vurup suları sıçrattık havaya. Çok ama çok eğlendik.... Sonra anneannem gelip hadi bakalım dedi, hazırlanma zamanı.


Ben, bindallımı giydim hemen. Çok ama çok güzel oldum. Orada burada salınıp durdum biraz. Ama, gece olunca rüzgar çıktı, hava soğudu. Ben de kalın birşeyler giymek zorunda kaldım. Bu arada birşey demeyi öğrendim. Bişe, bişe diyip çok eğleniyorum kendimce.

Derken İlker abimle Zatiye ablam geldiler. Şap şap onları alkışladık. İkisi de çok güzel olmuşlardı. Birlikte dans ettiler. Umarım hep çok mutlu olurlar...

Aslında herkes çok güzeldi: İşte büyük teyzem, büyükannem ve Sevgi yengem...

Bunlar da anneannem ile Ezgi ablam...

Ama en güzelleri benim Alev teyzemdi. Beyaz kıyafetinin içinde peri kızları gibiydi. Biz ikimiz, dans edenlere katıldık... Alev teyzemin dönünce açılan eteklerine bakıp kahkahalar attık...
Sonrasını pek hatırlamıyorum aslında. Çünkü öylesine yoruldum ki annemle erkenden ayrılıp yatmaya gittik. Gece de artık yorgunluktan mıdır yoksa deniz havasından mı bilmem melekler gibi uyudum.
Ertesi gün Zatiye ablemle annesi bize iyi yolculuklar dilemeye geldiler. Onlarla vedalaşıp düştük yine yollara. İlker ağbim üzüldü biraz Zatiye abladan ayrıldığı için. Ben, teskin ettim onu. Bu arada İkea'ya uğrayıp oyuncaklar aldık. Sonra bir zeytincide de çok lezzetli zeytinler bulduk. Yine oyunlar oynayarak, şarkılar söyleyerek evimize döndük. Efe ile Maya, bizi çok özlemişlerdi. Biz de onları... Bir de odamla oyuncaklarımı özlemişim ben. Herşey güzel ama insanın evi gibisi de yok değil mi? Ah bir de evimiz deniz kıyısında olsaydı...

1 yorum:

Alya'nın Esra'sı dedi ki...

bindallısı çok güzel olmuşş.. benimde vardı çocukken bindallım :)
saçlarda harika..