10 Ağustos 2009 Pazartesi

acilde minik bir burun

(Bu kez Ada'nın annesi yazıyor):
Güzel kızımla ben, küçük bir kaza atlattık Pazar günü. Ada'nın doğduğu günden bu yana yaşadığım en korkunç gündü diyebilirim. Tek söyleyebileceğim anne olmanın ne demek olduğunu asıl şimdi anladığım. Annelik, hep pespembe bir mutlulukla falan özdeşleştiriliyor ya bir de madalyonun diğer yüzü var. Orada sadece dehşet, panik, zamanı geri döndürmek için delice bir istek, tüm dünyayla tek başına savaşabileceğiniz manyakça bir cesaret ve güç var. Ve sonunda çooook derin bir şükran duygusu...

Parktan ayrılmak istemeyen Ada'yı kucağıma alınca o da bacağıma tekme attı. Tekmenin etkisiyle dengemi kaybedince Ada'yla birlikte 30-40 santimetrelik bir yükseklikten aşağı düştük. Ada yüzünü çarptı yere, bense Ada'nın üzerine düşmemek için tüm ağırlığımla bacaklarımın üzerine düştüm. Ada'yı çevirip yüzünü kanlar içinde görünce yaşadığım dehşeti anlatmaya imkan yok. Aklımdan geçenleri de. Ne parçalanan dizimin acısını hissettim ne astım yüzünden daralan ciğerlerimi. Dişi kırıldı, burnu kırıldı, beyin sarsıntısı diye dehşet içinde koşarken kardeşimi aradım yetiş diye. İlk kez acile gittik, ilk kez Ada'nın röntgeni çekildi. Birkaç iz, kırmızıdan mora dönen minik bir burun dışında hiçbir şeyi yok şükürler olsun ki...
Psikologlar derler ki her travma bir iz bırakır. Ada'da iz kalmayacak neyse ki, hatta hatırlamayacak bile. Ama bu travmanın bendeki izi öyle derin ki yaşadığım o dehşet, asla aklımdan çıkmayacak...
Ve insanın yardım isteyecek yakınlarının, sevdiklerinin olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Kardeşim, annem, babam koşup gelmeselerdi ne olurdu bilmiyorum. İyi ki varlar... Sevdiklerinden uzakta yaşayanlara, çağıracak kimsesi olmayanlara Allah yardım etsin...

8 yorum:

banu dedi ki...

yüreğim ağzımda okudum. neyseki sonunda rahatladım. çok çok geçmiş olsun...

ZeyNes dedi ki...

Başlıkta acil'i görünce benim de kalbim sıkıştı resmen.Bununla geçmiş olsun canım benim.Düşe kalka büyüyecekler ama onlar düşüp-kalkarken biz ne olacağız bilmiyorum.O küçük mor burunlu su damlasını öp benim için...

Limonlu Turta dedi ki...

Umurcuğum,
Çok korktum ilk satırları okurken. Çook geçmiş olsun canım. Allah daha büyük kazalardan korusun hepimizi ve tabii biriciklerimizi. Çağıracak insanın olması konusunda ne kadar haklısın. Ben bunun en canlı örneğiyim ama artık diyorum ki arkadaşlarım var sizler gibi. Bir arasam hemen koşarlar yanıma. Hem şanssız hem de çok şanslıyım.
Seni ve su damlamı çook öperim,
ç.

elif ada dedi ki...

Kızlar,
iyi dilekleriniz için hepinize ayrı ayrı sevgilerimi gönderiyorum.
Doğru bizim kızlar düşe kalka büyüyecek ama bizim halimiz ne olur hiçbir fikrim yok. Tek isteğim bir daha hiç kimse acile gitmek zorunda kalmasın hele de çocuklar...
Çiğdemciğim, ailen burada yoksa hiç üzülme biz varız. Umarım gerek olmaz ama bir telefonun yeter yanına uçmama. Çünkü bunun ne demek olduğunu artık çok iyi biliyorum...
Sevgiler
Umur

dyg dedi ki...

canım ben de yeni gördüm. büyük geçmiş olsun. öpüyorum ikinizi de...

elif ada dedi ki...

Duygucugum
Ne güzel senden haber almak. Sağol aşkım gelmiyor musunuz bu taraflara? Sevgiler
Umur

KUMRALADA dedi ki...

Çok geçmiş olsun Ada'cım...

elif ada dedi ki...

Sagol Sinemcigim. Gorusmek uzere..
Sevgiler
Umur & Ada