30 Ağustos 2009 Pazar

gymboree

Bu haftasonu bizim çete (Selin, Zeynep, Mira ve ben), uzun bir aradan sonra toplandık yine. Bilin bakalım nereye gittik? Gymboree... Merve öğretmenle oyun sınıfında bir derse katıldık. Bu haftaki dersin konusu itmek ve çekmekti, Merve öğretmen öyle dedi. Çok güzel bir oyun salonu vardı Gymboree'de. Her yer yumuşacık, rengarenk minderlerle kaplıydı. Bir sürü kaydırak, toplar, oyuncaklar ve silindirler vardı.

Önce Merve öğretmen kaydıraktan yumuşacık, tüylü bir minderin üzerine oturtarak bizi aşağı çekti. Sonra başka bir kaydırakta sıra olup toplarımızı aşağı itip sonra da kendimiz kaydık. Sonra
tahta bir merdivenden tırmanıp kocaman bir silindiri ittik. Hep birlikte rengarenk bir sosisi ittik. Sonra Merve öğretmen kocaman, rengarenk bir örtü getirdi. Herkes örtünün uçlarından tuttu, hoppa diye yukarı kaldırdık. Sonra biz örtünün altına yattık, annelerimiz örtüyü üstümüzde salladı. Sonra da hep birlikte şarkı söyleyip dans ettik. Baloncuklar üfledik havaya, onları yakalamaya çalıştık.

Oyun salonunda fotoğraf çekmemize izin vermedikleri için biz de dışarıdaki salonda çektik. Burada da bir sürü oyuncak ve kurabiyeler vardı. Herşey çocuklara göre hazırlanmıştı.

İşte bu da oradaki öğretmenlerimizden biri. Yeni arkadaşlarla tanıştık. Çok ama çok eğlendik. Şimdi müzik ve resim derslerine katılacağız. Aslında katılmasak da olur galiba. Ben, bu oyun salonunu pek sevdim. Şahsen her hafta sonu gelip burada oynayabilirim.

Aslında böyle bir oyun salonunu bizim evde kursak... Bizim salon geniş. Yerlere minderler atar, her yere oyuncaklar, kaydıraklar falan koyardık. Annem ne der acaba bu fikrime. Zaten salonun büyük bir kısmını benim çadır evimle oyuncaklarım kaplıyor. Ben bu konuyu anneme açayım bakalım ne diyecek?
Gymboree'deki dersten sonra hep birlikte Papazın Bağı diye bir yere gittik. Çok güzel bir bahçesi vardı buranın. Bahçede küçük küçük gölcükler vardı. Annemle ben, dallar topaldık. Sonra bu dalları suya daldırdık. Benim üstüm çok ıslandı. Neyse ki Çiğdem teyze bana Selin'in kıyafetlerinden verdi. Ben onları da ıslattım biliyor musunuz? En son Selin'in elbisesiyle eve döndük. Annem bir daha yanımızda yedek kıyafet taşıma kararı aldı. Bence de. Ne yapalım sula oynamayı seviyorum ben...

2 yorum:

Limonlu Turta dedi ki...

Su damlam,
Sen bu konuyu annene aç hatta "Selin'lerin salonu da çok müsaitmiş, onlara da gidebilirmişiz" de. Gerisini biz anneler konuşur, hallederiz. Öyle güzeldin ki o kıyafetler içinde... Ne giysem yakışıyor diye yazmayı unutmuşsun, ben yazıvereyim dedim.
Selin'le ben, annenle senin yanaklarından çok öperiz.
ç.-s.

elif ada dedi ki...

Çiğdemciğim,
Gel beraber birer Gymboree de bizim salonlarda açalım. Hani işimiz az ya. Bari sadece bizim çete için olsun. Bu arada Selin'in kıyafetleri için bir kez daha teşekkür ediyor pasaklı Ada... Bak munisemin değerini bil. O da oynadı suyla, Ada da. Sonuç ortada işte...
Sevgiler