20 Eylül 2009 Pazar

bayram muhabbetleri 1

Bu benim beşinci bayramım efendim. Artık bayaa deneyimli sayılırım. Dolayısıyla bayram sabahı kalkılıp ne yapılacak, nerelere gidilecek herşeyi biliyorum. Bu bayram da annem, babam ve ben, kalkıp anneanneme gittik önce. Anneannem, dedem ve teyzemle kahvaltı yaptık. Dedem bana, anneannemin yaptığı börekten yedirdi. Hımm, hımm pek güzel olmuştu börek. Sonra hep birlikte büyükanneme yani "büyük" teyzeme gittik. Ben, buyuk diyorum kendisine kısaca. Dayımlar ve Arcu teyzemler de oradaydı.

Orada bu güzel hanımla tanıştım. Adı Angernette. Aslında NATO'da çalışan Amerikalı bir subay. Çok tatlı ve güzel bir teyze. Uzunca bir süre sohbet ettik biz Angernette ile. Ona elbisemin üzerindeki çiçekleri, çantamı gösterdim. Öğrendiğim ne varsa hepsini anlattım.

Dişlerimi nasıl fırçaladığımı bile gösterdim. Angernette'nin bembeyaz pırıl pırıl dişleri var. Umarım büyüyünce benim de dişlerim onunki gibi bembeyaz olur.

Çok sevdim ben Angernette ablayı. Umarım sonra da görüşebiliriz onunla. Öylesine kibar, öylesine sevecen ki hiç kucağından inmek istemedim.

Dayıma da ne kadar güzel resimler çizebildiğimi gösterdim. Kocaman bir ağaç yaptım ona, bir de nüneş (güneş) ve nenis (deniz)... Bu arada bu güzeller güzeli elbiseyi bana buyuk aldı. O dünyanın en güzel buyuk teyzelerinden biri....

Eylül'de bizimleydi. Gülce ablamla Alper ağbi, Eylül'ü sevdiler. Biliyor musunuz onların da bir bebişi olacak: Adı da Bars Ural. Ocak'da gelecekmiş, Gülce ablam öyle söyledi. Bu arada Eylül, hep uyuyor. Hadi kalk oynayalım diyorum hiç umursamıyor.

Herkes çok güzeldi yine. Teyzelerim, Ezgi ablam, Gülce ablam... Bir sürü şamata yaptık, güldük eğlendik. Seviyorum ben bu bizimkileri.

Hiç yorum yok: