13 Eylül 2009 Pazar

mini-town - my-gym

Geçen haftasonu yine Mini-town'a gittik, ama bu kez my-gym deneme dersi için. Bu defa sadece kızlar değildik. Çınar, Arda, Emre Jr., Yiğit ve Efe de bize katıldılar. Biz bıdıklara neşeli annelerimiz de ekleyince ne kadar eğlendiğimizi siz düşünün artık...

My-gym için rengarenk ve kocaman salonda toplandık. Salonda tırmanabileceğimiz, kayabileceğimiz, atlayabileceğimiz bir sürü şey vardı. Dolayısıyla ders için birarada kalmak yerine oraya buraya dağılıp kendi kendimize eğlenmeye başladık. Annelerimiz bizi oradan buradan toplamak için baya çaba harcadılar. My-gym yerine mom-gym dersi gibi oldu aslında. Biz eğlendik, annelerimiz gym yaptılar...

Şahsen ben, buraya tırmanmaya sonra da kaymaya bayıldım. Annemle eğitmenlerimiz bıraksa bütün gün buraya tırmanabilirdim...

Dört eğitmenimiz vardı: İki abi, iki de abla. Bizi mutlu etmek için ellerinden gelen herşeyi yaptılar. Mesela bu rengarenk örtü gibi. Evet Ada nerde? İşte burada, örtünün altında...

Tavandan sarkan kancalara asılan bu salıncaklar da çok eğlenceliydi. Sırayla hepimiz sallandık. Bu pek gönüllü bir sıra değildi aslında. Salıncaklardan hiçbirimiz inmek istemedik, orada öyle uzun süre sallabilirdik hepimiz, ama sadece üç tane salıncak vardı. Dolayısıyla istediğimiz kadar uzun sallanamadık, neyse...

Bir de böyle bir salıncak vardı, ama bir öncekinden sonra benim pek hoşuma gitmedi....

Sonra bize bir sürü oyuncak verdiler. Rengarenk halkalar, bozyaplar... Şu gördüğünüz kule, tamamen benim eserim efendim...

İnsanın kendi boyunda başka çocuklarla biraraya gelmesi iyi oluyor. Seninle aynı dili konuşan başka çocukların da olduğunu bilmek çok güzel...

Bu tüpleri de çok sevdim. Kimisinin içinde ses çıkaran boncuklar vardı, kimisinin içinde ise sessizce süzülen tüyler. Çok eğlenceliydi bu tüplerle oynamak...


Sonra bir kukla gösterisi yaptı eğitmenlerimiz... Bir kuzu, Mary'nin kuzusu var şarksını söyledi. Hepimiz, kukla tiyatrosunun önüne koşup kuzuyu almaya çalıştık. Mira, bir ara kuzuyu ele geçirdiğini sandı ama alamayınca çok ağladı...

Ne yalan söyleyim, ben en çok bu trambolini sevdim. Zıplayıp durdum üstünde... Bir ara annelerimiz de trambolinin üzerine çıkıp bizimle zıpladılar...

Şimdiye kadar istediğim herşeyden vazgeçtim. Anneciğim, eve bir trambolin alabilir miyiz? Söz bütün oyuncaklarımı toplayacağım...

Burası da mini-town. Dersten sonra mini-town'da oynadık. Arabalara bindik. Başka bir kukla gösterisini seyrettik. Bizim boyumuza göre yapılmış evlerin arasında koştuk. Çok ama çok eğlendik....
Not: Fotoğrafların bazıları, Emre'nin babasına ait. Biz eğlenirken bu kadar güzel fotoğraflarımızı çektiği için Emre amca ve Sibel teyzeye kucak dolusu sevgiler gönderiyorum...


2 yorum:

Burcu dedi ki...

Umurcum, Ada'nın gelişimini ben ilk kez onu seni görmeme rağmen çok ileride gördüm, maşallah bebeğime.. Tam bir hanımefendi kızımız, duruşuyla, hali hareketleriyle..

elif ada dedi ki...

Burcucugum,
Cok tesekkurler nazik sozlerin icin. Bizimkilerin hepsi birbirinden ozel bebisler
Sevgiler
Umur