20 Aralık 2009 Pazar

ahhh şimdi...

Şimdi içinde bana ne istersem verecek yakışıklı cinin yaşadığı sihirli bir lambam ya da sihirli deyneğini sallayıp düşleri gerçekleştiren tombiş bir perim olsaydı... Ne isterdim? Önceden anlaşalım hayal benim hayalim, sayı yok, sınırlama yok, canımın istediği herşeyi dileyebilirim:
- Bölünmek isterdim. Nasıl mı? Şimdi sabah kalkınca amipler gibi bölüneyim, bir Umur, iki Umur, üç Umur... Biri işe gidip para kazansın, öteki oturup kitap çevirilerini yapsın, bir başkası ev işleriyle yemeği halletsin, bir Umur kütüphaneye gidip tezi bitirsin, hatta biri de uyumaya devam edip ötekiler için dinlensin. Ben de bütün gün Ada ile takılayım, ana kız ışınlanıp Peru'daki tapınaklara tırmanalım, oyun oynayalım... Sonra gece olunca bütün Umurlar gelip birleşsinler yine. O şahane bütünlük duygusuyla güzel güzel uyuyayım...
- Tabii ki ışınlanmak isterdim. Hani varsa bir yerlerde bu konuyla ilgili deney falan yapan bir bilimadamı kendisine sesleniyorum: Ben kobay olmaya gönüllüyüm, gelin beni alın. Şimdi düşünün: Gözlerinizi kapatıyorsunuz hoooop istediğiniz yerdesiniz. Trafik derdi yok, bilet alma, bavul hazırlama derdi yok, saatlerce süren yolculuk yok, vize yok... Her yeri gezeyim... Bugün Amazon Ormanları, yarın Kamboçya, gelecek hafta canım nereye isterse...
- Dünyanın bütün kütüphaneleri beni fahri üye ilan etsin. Hatta okumak istediğim kitapları bizim eve göndersin. Ben okudukça iade ederim...
- Zaman satan bir yer bulayım. Ver bana beş saat diyeyim beş saat versinler. Hatta sık sık kampanya olsun bu dükkanda. Bir alana beş versinler. Beş saat alınca 25 saatim olsun...
- En yakın arkadaşım, Gabriel Garcia Marquez olsun. Ben ona yemek pişireyim o bana anlatsın, anlatsın, anlatsın. Bir sonraki kitabının adı Umur'a Mektuplar ya da Umur'lu bir şey olsun.
- Bütün dilleri bileyim... Matrix'deki gibi kafama bir USB kablosu takayım, ne istersem beynime yükleyeyim... Mesela çok iyi bir eskrimci olayım, bilgisayarda iki tuşa dokunup her aradığımı bulayım...
- Zamanda yolculuk edeyim. Gözlerimi kapayayım hooop Mozart'ın yanında açayım. Yeni operası için birlikte libretto yazalım. O bana yardımlarım için teşekkür ederken ben yeniden kapayayım gözlerimi bu dinazorlar neden yok oldu anlamak için taa insanın olmadığı zamanlara gideyim... William Blake ve Lord Byron'la da tanışmak isterim. Bir de Dostoyevski, Cesare Pavese, John Milton, Shakespeare, Schopenhauer, Nietzsche, Van Gogh, El Greco, Leonardo da Vinci... Ortaçağ şövalyeleri ile at bineyim dıgıdık dıgıdık... Benim de kabarık etekli elbiselerim olsun (korse giymem)... Mayalarla İnkaların, dağların tepesine o tapınakları nasıl yaptıklarını seyredeyim...
- Sonra hayvanların dilinden anlamak, onlarla konuşmak isterim. Efe ve Maya ile otursak mesela sorsam onlara yavrularım ne düşünüyorsunuz, var mı bir sıkıntınız? Onlar da anlatsalar ne olacak bu dünyanın hali...
- Limiti limitsiz olan bir kredi kartım olsun. Dünyanın dört bir yanında, tarihin her anında geçerli olsun. Geri ödemesi olmasın... Ooo Umur Hanım, size hizmet etmek bizim için zaten çok büyük bir şeref, ödeme yapmanıza gerek yok desin bankadakiler... Bir daha parayla, hesap kitapla hiç işim olmasın...
- Bana bir ada versinler, üzerine de bir ev yapsınlar, orada yaşayayım. Ama adada böcek falan olmasın korkarım... İnsanlar da olmasın. Sadece sevdiklerim... Biraz kafamı dinleyeyim...
....
Not: Çaktırmayın ben bu haftasonu nöbetteyim. İş başında hayal kurulur mu demeyin... Kurulur, hatta kurulması gerekir. Hayal kurmak iyidir. İnsan, kendini çok iyi hissediyor... Haydi siz de kurun... Bakayım siz neler isteyeceksiniz? Hem kimbilir lambadaki cinle, tombiş peri gelmezse Noel Baba gelir... Noel Baba, yukarıdakilerin hepsi şart değil, birkaçı da olur...
Ada'ya not: Adacığım, yukarıdaki resim Gabo amcanın. Hani doğmadan önce sana kitaplarını okuduğum amca. İnşallah yakında bizim eve sık sık uğrayacak...

16 yorum:

ada dedi ki...

Ne kadar güzel yazıyorsunuz. Sizi okumak hep çok mutlu ediyor beni. Ne yalan söyleyim bazı yazılarınızı kaydediyorum bilgisayarıma arada okumak için. Adaşıma sevgiler. Çok şanslı sizin gibi bir annesi olduğu için.

Batıkan dedi ki...

Pişştt iş başı zamanı gerçek hayat dönsen iyi olur ;)

Fazla hayal kurdun sen :)

Başak dedi ki...

Aaah ah!Umurcum ne güzel hayaller bunlar keşke gerçek olabilse:)

Eko Anne dedi ki...

Umur;
işte en cok sevdigim yazı şekli. beni de hayallerimde gittigim yerlere goturdun.. supersin.. hayale devam.. zarar gelmes

kirazsevdasi dedi ki...

ben de Umur'um ben deee =)

suinci dedi ki...

sağol bizede göndermişsin ama o cin arkadaş senin isteklerini bitirinceye kadar,,, biz yaşlanır dilek tutacak hafızamız bile kalmaz...:D

meldi dedi ki...

Super hayallermiş. Bizim hayal etmemize bile gerek kalmadı sen hazır hayl etmişken bizim içinde aynılarından lütfen. Tamam tamam sevdilerimizle dolu ıssız ada bile yeter bana. Periyi fazla yormayalım :)

GüCüBe dedi ki...

Okurken bende hayal ettim ne güzel olur :=)

Belkıs dedi ki...

Süperdi bu :)

Başak dedi ki...

umurcum bize mail gelmedi canım bilgin olsun.

Özden dedi ki...

Umurcum ne de güzel yazmışsın...Senin hakikaten bu bölünmeye ihtiyacın var sanırım, ne kadar aktif ve dolusun. Valla bravo sana tüm zamansızlık içinde harika bir anne oluyor, dünya tatlısı bir minik hanım yetiştiriyorsun...

füsfüs dedi ki...

süper hayaller, umurcum:))
ben de çalışmadan zengin olmak, yaşlanmadan emekli olmak, evde oturup sıkılmamak istiyorum, oooff off

Demet dedi ki...

Umurcum ben de çok hayalperestim zihni arada tatile çıkarmak lazım ama değil mi :)
ne güzel yazmışsın.. gabo' yu ben de çok severim bu arada..
öptüm seni ve üzümü..

meltem dedi ki...

ay ne kadar güzel yazmışsınız.. valla benim hayallerim pek bi vasat ve sıradan kaldı bunların yanında
ben gidip bi yeniden elden geçireyim hayallerimi olur ya lambanın da cinin de nerde çıkacağı belli olmaz:)
sevgiler

ibeking dedi ki...

keşke bölünebilsek hakikaten :)

Özden dedi ki...

Umurcum sen bu kadar uzun ayrı kalmazdın blogdan, hayırdır her şey yolunda mı?