12 Şubat 2010 Cuma

ben çocukken...

Ben çocukken
Dedemin bir bahçesi vardı
Fasulyeyi, domatesi, salatalığı dalında ilk orada gördüm ben
Güneşin kızartıp ısıttığı domatesi dalından koparıp yeme zevkine de orada erdim
İtiraf ediyorum yıkamadan hem de...
Ben çocukken
Ne güzeldi kalabalık aile yemekleri
Teyzem, dayım, anneannem, dedem...
Daha ortada sadece Alev ve ben vardık
Meydan bizimdi
Dedem eli kolu hep dolu gelirdi eve
Bizim çikolatamız, meyvemiz de cebinde...
Ben çocukken
Alevle o bahçede oynardık
Tencerelerimizin içine toprakla su koyup çamurdan çorba yapar
İçine de yapraklar atardık...
Ben çocukken
Anneannem kurabiye yapardı bize
O kurabiyelerin tadını bir daha asla bulamadım hiç bir yerde
Bazen üzerine tereyağı sürer bazen de çaya batırırdık
Bir de su böreği
O da bir anneanne klasiğiydi
Ama öyle her zaman yapılmazdı
Zahmetliydi
İncecik açılmış kat kat yufkalardaki un ve tereyağı kokusu beni benden alırdı
Ben çocukken
Ne video, ne DVD, ne CD, ne de bilgisayar vardı
Televizyon bile dört-beş yaşında girdi hayatıma
Önce siyah-beyaz, sonra renkli
Ama olmasa da olurdu
Yine de favorim, 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği'nde gösteri yapan çocuklardı
Halit Kıvanç sunardı gala programını...
Ben çocukken
Siyah önlük giyerdi çocuklar okula giderken
Tüm üç yıl ağladım her sabah okula gitmemek için
Halit öğretmenim, eve dönerken özenle paltolarımızı giydirir, atkımızı bağlardı
Boyum sadece 1 metre 15 santimetreydi
Sınıfın, hatta okulun en küçüğü bendim
Alanur diye bir arkadaşım vardı
En az iki katım
Beni korkutmak için sinekleri tutup cebime koyardı
Ağlaya ağlaya Halit öğretmenime koşardım
Sinekleri cebimden çıkarır gözyaşlarımı silerdi sevgiyle
Büyüyünce affettim Alanur'u ama bir daha da konuşmadım...
Ben çocukken
Barbieler henüz yoktu
Ama çok güzel bebeklerimiz vardı
Annemiz onlara elbiseler örerdi
Ve kocaman bir trenimiz
Hem de uzaktan kumandalı
Sonra bir de pilli kırmızı arabamız
Mercedes
Önünde arması bile vardı...
Ben çocukken
Alevle evcilik oynardık
Sonra da kavga ederdik
Onunla kavga etmek bile baldan tatlıydı
Pazenden pijamalarımız vardı sıcacık
Geceleri korkar yanıma gelirdi
Ettiğimiz kavgaları unutur sarılır birbirimize uyurduk
Ben saklardım çikolatalarımı
O bulur yerdi...
Ben çocukken
Annem bize hep kitap okurdu
Okumayı öğrenince de biz ona
Öyle cicili bicili kitaplar pek yoktu
Kemalettin Tuğcu okumaya gönlüm sadece iki kez katlanabildi
Büyükler'in Günahı'ndan sonra terkettim kendisini
Milliyet Yayınları'nın küçük, ciltli kitapları vardı
Üzerlerindeki kuşe cildi çıkarınca
Mavi kapakları çıkardı ortaya
Bayılırdım
Tekrar tekrar okurdum
İçlerinden birinin adı Kediler Kralı'ydı
Küçük bir oğlanın ya da kızın bit pazarından aldığı
Sihir yapabilen kedi Karbonel'in öyküsüydü
Kitaplar, en favori doğumgünü armağanımdı
Sonra Gülten Dayıoğlu...
Vasconcelos'un Şeker Portakalı'nı kaç kere okudum saymadım
Zeze, her dayak yediğinde ben de yemiş gibi olurdum
Portuga'ya tren çarpıp şeker portakalı kesildiğinde damlalar dökülüverirdi gözlerimden sessizce
Ben çocukken
Babamın bir pikabı ve 45'likleri vardı
Barış Manço'yu, Cem karaca'yı, Zeki Müren'i, Neşe Karaböcek'i ilk plaklardan dinledim...
Ben çocukken
Başbelasının tekiydim
Yaramazdım
Hayat dergisinde gelecekte uyanmak için dondurulan insanları okuduktan sonra
Koca kara sinekleri buzlukta dondurmuştum
Sırf çözüldüklerinde tekrar hayata dönecekler mi görmek için
Annem buzluğu açıp sinekleri görünce deliye dönmüştü
Bir de minik mikroskobum vardı
Nasıl kıymetliydi
Küçük kesit bıçağımla incecik parçalar keser
Lamla lamelin arasına sıkıştırıp bakardım...
Ben çocukken
Annem kızınca tutar kolumuzdan banyoya kapatırdı bizi
Alev korkardı
Ben ablaydım
Banyoya sakladığım mumu yakardım...
Ben çocukken
Horoz şekerleri vardı
Babam kızmıştı içinde boya var diye
Hiç yiyemedim kaldı içimde ukte
İlk horoz şekerimi 30 yaşında yedim, sevmedim...
Ben çocukken
Havanım teyze ve Melde abla vardı komşularımız
Teklifsiz girer çıkardık evlerine
Melde abla bize küçük hamurlar kızartırdı
Şimdi ikisi de melek oldu...
Ben çocukken
Her şey ve herkes, sahici, güvenli ve sevgi doluydu...
Ben çocukken
Mutluydum, hem de çok mutlu...

23 yorum:

Doğa dedi ki...

Bizler küçükken ne kadar mutluymuşuz...

Bu guzel paylasım ıcın tesekkur ederım Sevgılı Elıfada...

Tibet'in annesi dedi ki...

Eski günlerime döndürdün beni. hatırlattın...

Ne güzel yazmışsın, yüreğine sağlık...

ada dedi ki...

Ne kadar güzel bir yazı bu. Dönüp dönüp tekrar okudum. Ben de kendi çocukluğumu hatırladım. Nasıl özlüyorum o günleri. Keşke şimdi yeniden çocuk olabilseydik. O Milliyet Yayınları'nın küçük mavi kitaplarından ben de vardı. Ben de en çok Pal Sokağı Çocukları'nı severdim. Bir de ben de itiraf ediyorum elmaları yıkamadan yerdim.

AYÇA dedi ki...

Çok güzel bir yazı :)
umur seni aradım ama verdigin numara kullanılmıyor diyor basını yanlış yazmissin her türlü denedim ama olmadı :)

Zeynep dedi ki...

Yine ellerine sağlık Umur' cum. Her okuyanı bir kere çocukluğuna götürecektir bu yazı, ne çok detay hatırlanıyor değil mi aslında çocukluğa dair? Bizim çocuklarımız da umarım çocukluklarını böyle mutlu hatırlarlar..

Irmakbebek dedi ki...

içimi ısıttın umur.aklına sağlık...

nisan dedi ki...

Sevgili Umur,
Ada'nın sayfasını sessiz sessiz takip ediyordum ama dayanamayıp bugün yazmaya karar verdim. O kadar etkilendim ki bu yazıdan. Bizler aynı neslin çocukları olduğumuz için yaşadıklarımız da aynı. Bir yandan çok eğlendim, bir yandan da çok hüzünlendim. Ellerine, gönlüne sağlık...

sinem dedi ki...

Ne güzel bir yazı senle beraber ben de hatırladım küçüklüğümü. Bana Altın Kitaplar Çocuk Serisi almıştı abim ne Kemalettin Tuğcu ,ne Gülten Dayıoğlu okudum.Portakal Şekeri'ni bile okumadım onun sebebi ise çok moda bir kitap olmasıydı.Niye anlattım ...Amaç bir paylaşımsa sadece çok güzel yazmışsın demek çok kuru kalacaktı:) Öpüyoruz seni ve Ada'yı.Efe'yi gıdıklıyorum kulaklarını arkasından...

Deniz dedi ki...

ne yaramazmışsın:)
Bu arada ben de Gülten Dayıoğlu'nun bütün kitaplarını ve Altın Kitaplar'ı ezberlemiştim,
Çok güzel bir tarihi post olmuş:)

Odil Sezen Metin dedi ki...

Harika bir yazı olmuş canım..Deney yapmak için bende tüm kanatlı böceklerin tek kanadını koparırıdım uçabilir mi acaba böyle diye..Sen çok yaramazmışsın ama:)
Ne kadar mutlu çocukluklar yaşadık yavrularımız da keşke bizler kadar şanslı olabilselerdi..Eskiye dair çok şeyi yitirdik..
Sevgiler...

Mlke-Btkn dedi ki...

Döktürmüşsün yine :):)

geçmiş olsun Adacım nasıl şimdi merak ettim ;)

öpüyorumm çok..

Limonlu Turta dedi ki...

Çok güzel yazmışsın Umurcuğum,
Beni çook uzaklarda kalan o eski günlere döndürdün. Mavi ciltli kitaplarımı hatırladım hemen. Dünya Çocuk Klasiklerini hep o seriden okumuştum. Biraz çocukluk anılarıma döneceğim şimdi...
Öpeirm,
ç.

ELİF dedi ki...

Ay ama ne kadar güzel yazmışsın yahu, beni götürdün taa kaç yıl öncesine, ellerine sağlık, ya duygulandım ben bak şimdi,özlemişim çocukluğumu...

Demet dedi ki...

şeker portakalı'nı ben de kaç defa okudum hatırlamıyorum bir süre geçer elim gene ona giderdi.. ne güzel detaylar vardı biz çocukken çevrede bu kadar boyalı oynayan bağıran çağıran şey yokken..

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Ne kadar güzel yazmışsın,yüreğine sağlık..
Çocukluğuma döndüm bir anda.Keşke o günler geri gelse..Karşılık yok,çıkar yok..sevgi var her birinin içinde..
Bazen çocuklarımız için; ne kadar şanslılar bizim zamanımızda bunlar mı vardı diyoruz.Keşke onlarda bizim yaşadıklarımızı yaşasalar ama geç kaldılar..Biz büyüdük te çoktan kirlendi dünya..

Pembe Dusbahcesi dedi ki...

ETKİNLİĞİMİZE BUYRUN;

SEVGİLİ ARKADAŞLAR düşbahcesi.blogspot.com ve pembetatlar.blogspot.com TARAFINDAN HAZIRLANMIŞ OLAN HEDİYEŞLE ETKİNLİĞİNE
SİZ SEVGİLİ ARKADAŞLARIMI VE KATILMAK İSTEYEN HERKESİ DAVET EDİYORUZ...
1 ŞUBAT 2010- 28 ŞUBAT 2010 TARİHLERİ ARASINDA ORTAK BLOGUMUZ OLAN pembedüşbahcesi.blogspot.com 'DA BAŞLATACAĞIMIZ ETKİNLİĞİMİZDE BİZİ YALNIZ BIRAKMAZSANIZ ÇOK SEVİNİRİZ...

HAYDİ ARKADAŞLAR HEDİYELEŞELİM KAYNAŞALIM...

DETAYLI BİLGİ İÇİN:pembedüşbahcesi.blogspot.com adresine uğramanız rica olunur...

ÇINAR'IN OYUNCAK ÇANTASI dedi ki...

O güzel çocukluk günleri nasıl da işliyor insanın içine. Tekrar anımsattığın için teşekkürler..

sirâr dedi ki...

ne güzel geçmiş günler...kalemine sağlık.Adacık nasıl?

GüCüBe dedi ki...

Demek sinekleri dondurdun :=))

Ne güzel mutlu olduğumuzu hatırlamak..hatırlatabilmek dileğimle.

Sevgiler.

ilknur malcı dedi ki...

ne güzel hatıralar bunlar ne kadar şanslıymışsın umurcum

ilknur malcı dedi ki...

ne güzel hatıralar bunlar ne kadar şanslıymışsın umurcum

Mine Fındıkoğlu dedi ki...

tam da adayta okul ararken hiisettiklerim kafamdan geçenler...kalemine sağlık...sevgiler..

Hilal dedi ki...

Çok güzel yazmışsın Umur. Ben çok merak ediyorum bizim çocuklarımız neyi hatırlayacaklar? ve biraz da korkuyorum aslında.