3 Mart 2010 Çarşamba

pınar teyzenin çiftliğinden

Arada böyle koliler geliyor bizim eve uzaklardan. Taa Nazilli'den. Kolinin kapağını açtığınızda böyle bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz. Pınar teyzemiz, sevgiyle yetiştirdiklerini yine sevgiyle paketleyip gönderiyor bize Ada'mız yesin, büyüsün diye.

Bunlar, domates canavarı Ada hanımın salkımları... Nasıl koktuklarını anlatamam size. Dedem, bahçesinde yetiştirirdi. Her birine dokunarak, okşayarak... Güneşte kızarmış, sıcacık domatesleri dalından koparıp yerdik biz de. İşte o domatesler gibi kokuyor...

Hiç tanımadığın birinin gösterdiği özen, insanın nasıl hoşuna gidiyor. Kabakların hepsi, tek tek kağıtlara sarılmış ezilmesin, zedelenmesin diye. Anne eli, değdiği her yeri güzelleştiriyor.
Bunlar da salçamız. Onların da kokusu bambaşka. Bir de Pınar teyzenin gönderdiği kırmızı buğday unu var. Nasıl ekmekler yapılıyor o unla. Hani anlatılmaz yaşanır. İyisi mi siz kalkıp gelin, hepsini birlikte yiyelim. Ada, sofrayı hazırlıyor bile.
Geçen sefer kolide bebek havuçlar vardı. Ben ilk kez gördüm bebek havucu da, havucun upuzun yemyeşil bir sapı olduğunu da. Ne yazık ki daha resmini çekemeden kıtır kıtır yenip bitti hepsi. Şehirde yaşamak adına ne çok şeyi yitiriyoruz aslında.
Bir yere yetişme derdi olmadan, koşmadan, trafikten uzak, yediğin içtiğin gerçek olan, mis gibi kokan bir yerde yaşamak şimdi nasıl güzel görünüyor gözüme.
Eskiden çılgınlık gibi gelirdi şehri bırakıp gitmek. Şimdi asıl cesaretin gitmek olduğunu anlıyorum. İnsanın kendisi, sevdikleri için... Efe'nin doyasıya koşabileceği, çimenlere yatıp serinleyeceği, Ada'nın ağaçtan topladığı meyveleri yediği bir çiftliğim olsaydı... Bunun için cesaretim olsaydı... Ah çekip gidebilsem keşke her şeyin sahici olduğu yerlere...

14 yorum:

Mlke-Btkn dedi ki...

Canımmm bu siteyi gördüm ben ve hatta kendimin de böyle bir fikri vardı sürpriz yapıcaktım benim eşimde nazillili ve ailesi köyde, bizimde incir,zeytin ve yağı vs. mevcut acaba dedim yapsam ne olur dşye düşndüm denemk amaçlı, şuan beklemeye aldım talep olur-olmaz bilemiyorumm tabii,

neyse çok uzattım size afiyet,bal,şeker olsunn...:D

AYÇA dedi ki...

Domatesler süper görünüyor. Ne kadar da kırmızı. Ne büyük şans. Yiyesin geldi valla :)))
Bu arada mail gelmemiş :(

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

umurcum başlığı okuyunca pino ve meraklı minik sanmıştım :D
kokusu burnuma geldi o domateslerin salçanın offf.
harika görünüyorlar.eşim dayanamayıp alıyor marketten abuk subuk hormonlu şeyleri kızıyorum

Hilal dedi ki...

Bebek havuçlar...Söylemesi çok güzel. yemesi de güzeldir herhalde:)

Burcu dedi ki...

Önceden köyden şehire göç olurdu, ah köylerde yaşayanlar bilseler aslında ne kadar şanslı olduklarını... Köye göçesim var.. İnşallah emekliliğimde...

ilknur malcı dedi ki...

afiyet şeker olsun umurcum.

NiLaY dedi ki...

kesinlikle super guzel gorunuyor hersey, afiyet olsun.. prenses bu dalindan taze urunlerle buyusun :))

Emine dedi ki...

Hepside süper görünüyor.Ne güzel mis gibi kokuyorlardır şimdi.Afiyet şeker olsun canım.

Tibet'in annesi dedi ki...

al benden de o kadar Umurcum. sürekli hayalini kurup duruyorum, şehir dışında, bir kasaba ya da köyde yaşama hayallerini (mümkünse denizi de olan) ama cesaret edemiyorum bir türlü... ananemle giderdim tarlaya küçükken. benim de ağzımda tadı kalmıştır dalından koparılan salatalıkların. hatırlayınca üzülüyorum çocuğum için, o böyle tatlarla buluşacak mı acaba diyorum. anne tarafım hala kasabada yaşıyor ama tarımcılığı tamamen bırakmış vaziyetteler. sadece fındık devam ediyor. en azından fındık ve meyve için bir umudu var deyip, avunuyorum :)

Filiz-Yiğitin annesi.. dedi ki...

Umurcuğum,hepside nefis gözüküyor..Adacığıma yarasın,afiyet olsun..

İkiz Annesi sdilek dedi ki...

Bende bazen bozuyorum niyeti.Pılıyı pırtıyı toplayıp gidesim geliyor.Ama dediğin gibi o cesaret nerdeee...
Bekliyorum belki bir gün gerçekten gelir de yaparız..

meldi dedi ki...

Afiyet bal şeker olsun.
Şehirdede olsak neyseki yiyilesi şeylere ulaşabiliyouz bir şekilde. Bunada şükür :)

Zeynep dedi ki...

Umur' cum Pınar Hanımın kolileri bize de uğruyor sık sık. Cidden kolinin içinden çıkan özen ve sevgi zaten yetiyor. Bir de kuzucukların yediklerinde insanın içinin rahat olması hiç bir şeye değişilmiyor. Pnar hanımın hikayesi çok özendirici değil mi? Onun kadar olmasa da daha küçük bir yerde daha sakin ve daha doğal yaşamayı çok isterdim çok..

GüCüBe dedi ki...

Bizde uzun zaman oldu sipariş vermeyeli ama bundan sonra daha sık uğramalı..