13 Mayıs 2010 Perşembe

ada'nın kitaplığı

İşte bu, Ada'nın kitaplığı. Önceleri benim kitaplığımın bir rafını boşaltıp Ada'nın kitaplarını oraya dizmiştim. Ada, çalışma odasını pek sevmediği ve kitapların kapaklarını göremediği için oradaki rafı da kullanmadı.
Ben de Ada'nın kolayca kullanabileceği bir kitaplık bulmak istedim. Bu kitaplık, tam onun boyuna göre. Altındaki tekerlekler sayesinde dönebiliyor. Böylece arkadaki kitaplara da kolayca erişebiliyor Ada. Yine biçimi sayesinde kitaplarını tek tek görebiliyor ve kolayca istediği kitabı alabiliyor. Kitapları okuduktan sonra tekrar kitaplığa yerleştirebiliyor.
Kendisine ait bir kitaplığının olması ve kütüphane ziyaretlerimiz, Ada'nın kitaplarla ilişkisini de geliştirdi. Tüm kitaplarının birarada olması, hangi kitabı okuyacağımıza kendisinin karar vermesi çok hoşuna gidiyor. Bazen arka arkaya yedi sekiz kitap okuduğumuz bile oluyor. Bazen de aynı kitabı tekrar tekrar okuyoruz. Resimlerdeki ayrıntılardan oyunlar türetiyoruz. Mesela Pırtık Tekir'de Hüsnü ve diğer müzisyenleri dinleyenler arasında çok ilginç tipler var. Her bir karakter hakkında kendi öykümüzü kuruyoruz. Ya da Sakar Cadı Vini kitaplarında örümcek avına çıkıyoruz.
Kitapları sevmesi, benim de işimi kolaylaştırıyor. Arabaya koyduğumuz birkaç kitap, trafikte sıkılmadan beklemesini sağlıyor. Ben araba kullanırken o da bana kitap okuyor.
Ada'ya aldığım kitapları ona vermeden önce mutlaka ben okuyorum. Böylece ardı ardına sorduğu "neden", "nasıl" sorularını yanıtlama şansım oluyor. Ve değiştirilmesi gereken bir şey varsa önceden önlem alabiliyorum. Bir tür sansür de diyebiliriz buna. Çocukları yiyen kocaman devler, Kırmızı Başlıklı Kızı çıkarmak için karnı yarılan kurt, vahşi cadılar... Bunlar, bırakın soyut düşünme yetisi gelişmemiş çocukları beni bile rahatsız ediyor.
İş Bankası'nın El Yazısı Öğreniyorum Serisi, klasik masallar için harika bir seçenek bence. Mesela Uyuyan Güzel'de cadı yerine sevimli ama huysuz bir peri var. Külkedisi'nde üvey anne ve üvey ablalar yok. Külkedisi, evin en küçüğü ve ablaları da biraz kaprisli. Kırmızı Başlıklı Kız'da ise kurt, kimseyi yemiyor. Eve gelen avcı ise, kurdu cezalandırmak için karnını deşmek yerine hayvanat bahçesine götürüyor. Yine bu kitaplarda her sayfaya gizlenen sarı ördek, algıda seçiciliğin gelişmesi için harika bir olanak sunuyor.
Bu arada Ada'nın kütüphaneye son ziyaretimiz sırasında seçtiği bir kitap (Tudem Yayınları'ndan "Ellerimi Yıkamak İstemiyorum"), beni büyük düş kırıklığına uğrattı. Tudem, benim çok beğendiğim bir yayınevi. Çok güzel çocuk kitapları var. Ada, daha önce aynı yazarın (Tony Ross) "Hastanaye Gitmek İstemiyorum" adlı kitabını seçmiş ve çok sevmişti. Bu kitap da güzel başlıyor aslında. Oyun oynadıktan, hayvanları sevdikten, tuvalete gittikten ve hapşurduktan sonra ellerimizi yıkamamız gerektiğini hatırlatıyor. Sorun, Prenses neden diye sorduğunda başlıyor. Ellerimizde, hayvanlarda ve diğer yerlerde mikropların yaşadığından ve bunların korkunç olduğundan söz ediliyor. Resimler de bu korkunçluğu destekliyor. Ben, mikroplardan ölesiye korkan, çılgınca kendini temiz tutmaya çalışan bir kaç insan tanıdım. Ve çocuklarda bu tür obsesyonların kolayca geliştiğini biliyorum. Korkunun öğrenilen bir şey olduğunu ve yaşamı gerçekten kısıtladığını da biliyorum. Kitabı, önceden okuma şansım olmamıştı. Ada'yla birlikte okurken korkmaması için resmen yeniden kurguladım ve ardından da hemen iade ettim. Gerçek yaşamlarımızın bir parçası olan unsurlar, cadılardan devlerden çok daha fazla ürkütücü olabiliyor.
Bence çocuklar için kitap, oyuncak, hatta kıyafet bile seçerken bir çocuğun gözünden bakmak gerekiyor hayata. Eğer dünyayı bir çocuğun gözünden görmeye çalışırsanız onları neyin korkutacağını, neyin rahatsız edeceğini, neyin neşelendireceğini de daha iyi anlayabiliyorsunuz. Çünkü yapacağımız ufacık bir hata, yaşam boyu kalıcı etkilere yol açabiliyor.

22 yorum:

ELİF dedi ki...

Ben de şu sıralar bir kitaplık alma derdindeyim, sizinkini çok beğendim, nerden aldınzı bu harika kitaplığı, sorabülür müyüm aceba:))

NİHAN dedi ki...

aa ben de soracaktım kitaplığın menşeini :) kitaplık çok güzel, yazı da çok güzel.. adanın kitaplığı hayırlı olsun :))

meldi dedi ki...

Çok güzel bir kitaplık çok kullanışlı. Güle güle kullansın Ada hanım. Bu arada bende merak ettim nerden aldınız acaba?

Belkıs dedi ki...

Süperr olmuş hakikaten Umurcum bu kitaplık. Ecenin kitaplarıyla ilgili aynı sıkıntılar bizdede var şahane çözümlenmiş olay. Satır aralarında gizli kitap tavsiyelerini not ettim en kısa sürede bakılacaklara :)

Anne İş'te dedi ki...

Umur;Ada ne kadar zengin:))Ve okunacakları Ezel'cim için not ettim.Yaşasın kitap kardeşliği:)))

ayşegül dedi ki...

kitaplık çok güzel,hiç rastlamamıştım böylesine,yaptırdınızmıki ? :)
bol bol okumalar,öğrenmeler...

GüCüBe dedi ki...

Umurcuğum sizin kitaplığınızda çok güzel, ama bizim yerimiz bu kadar geniş değil, bakalım biz ancak kışa doğru sanırım odasını düzenlerken yaptıracağız :)
Güle güle okusun kitaplarını..

Sevgiler.

mine dedi ki...

evin her tarafına yayılmış kitaplığımızı düşününce çocuk olasım geldi, böyle tatlı mı tatlı bir kitaplıkla mümkünse : =)

banu dedi ki...

işte beklenen yazı diyeceğim :) özledik Umur'cum ya...

Sen Gelince dedi ki...

Ben de çok beğendim kitaplığı ve de satırlarını tabii ki:)

Emine dedi ki...

Umurcuğum kitaplığınız çok güzel.Nerden aldınız ?Bende merak ettim:) Bu arada çok özledik.

Mlke-Btkn dedi ki...

canımm,,

ben görümüştüm zaten sayende daha önce ve çokta beğenmiştim ama burada sordum bir marangoza çok pahalı fiyat verdi, ben de yaptırmadım açıkcası :( ama çok beğendim..

Güle güle kullansın Ada'cım ;)

öpüyorumm çokk sizi..

bir güzel çift dedi ki...

harika bir kitap kurdu yetişiyor bence :) e böyle güzel kitaplığı olunca insan okumaz mı...çok hoş bi kitaplık.keyifli okumalar Ada prensese...

Berna dedi ki...

Çok kullanışlı bir kitaplığa benziyor Umur. Biz de Ekin'in odasındaki raflara giderek yayılan kitaplar için ayrı bir çözüm üretmeliyiz artık sanırım :)
Ellerimi Yıkamak İstemiyorum kitabının serisi var bizde, korku meselesinde söylediklerine katılıyorum. Hele de 3 yaşından sonra korkular artıyorken...

AYÇA dedi ki...

Harika olmuş, Demir kitaplara karsı ilgi duymaya başlayınca bende yaptircam. Güle güle kullansın ada :) Paylasimlarin için de saol yazdım bı kenara. Öpüyorum.

MerveMiraç dedi ki...

çok iyi bir seçim ..tam boyuna göre.. çok da şık.. güle güle kullansın adacııık ..:)

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Umurcuğum paylaşımın için sağol, çok faydalı oldu yazdıkların.Çok güzel görünüyor kitaplığınız ve kitaplarınız.Güle güle kullansın Adacığım,anne kız süpersiniz siz, öpüyoruz...

Odil Sezen Metin dedi ki...

Kitaplık harikaymış..Güle güle kullansın..Kitap tavsiyelerini yazdım bir kenara...

Banu dedi ki...

Sevgili Umur,
Geç bir yorum oldu ama harika bir yazı olmuş. Ada çok şanslı bir çocuk. Bu kadar erkenden kitaplarla, kitap okuma, kitap seçme, kütüphane gibi kavramlarla tanıştığı için...
Ada'nın şahsına özel bir kitaplığı olması çok güzel. Benim de bir arkadaşım, salonundaki iki katlı rafı oğluna tahsis etti. Ada'nınki gibi, dört yönden ulaşılabilen bir raf. Çocuğun birebir iletişime geçebileceği, kendi ebadına uygun bir kütüphanesinin olması, kitaplarına istediği an ulaşabilmesi sanırım çok önemli, kitapla kuracağı ilişki bakımından.
Biz Bir Dolap Kitap'ta konuşup, lafebeliği yapıp duruyoruz; ama işin teorik ve ukalalık kısmındayız. Sizlerden, çocuklu yaşam ve kitap ilişkisini bizzat yaşayanlardan öğreneceğimiz çok şey var. Paylaşım için teşekkürler.

Şenay - Doğa dedi ki...

Harika bir yazı yazmıssın Umurcum.. kucuk melegımın kıtaplara olan ılgısı gunbe gun artsın.. annesı gıbı ..parmakla gosterılen bır hanım olsun :)

Kıtaplık arkadasların dedıgı gıb cok sık ve cok kullanıslı.. gule gule kullansın mınık prensesım..

Mine Fındıkoğlu dedi ki...

şimdibakıyordum yazılara da bu kitaplık gerçekten güzel siz mi yaptırdınız hazır mı?

gülay dedi ki...

bende kitaplığa bayıldım ve tabi içindekilere de:)
merakla bekliyorum nerelerde bulabileceğimizi bu sevimli kitaplığı:)
keyifli okumaları olsun Ada'nın...