24 Haziran 2010 Perşembe

benim favori kitabım: pire torbası


İşte bu, Ada'nın kitapları arasında benim favorim.
Aynı zamanda iki köpeğe de annelik ettiğim için ilk okuduğumda oturup ağladım. Hayır, hüzünlü bir öykü değil. Aksine sonu güzel biten, muhteşem bir dostluk öyküsü. Ve sonunda da harika bir sürpriz sizi bekliyor.

İş Bankası Yayınları'ndan çıkan kitabın yazarı, Helen Stephens. İngiltere'nin kuzeydoğusunda küçük bir köyde doğmuş. Glasgow Sanat Akademisi'ni bitirdikten sonra ilk kitabını 1998'de yayınlamış. "Pire Torbası" ya da orijinal ismiyle "Fleabag", 2009'da Blue Peter En İyi Resimli Öykü Kitabı Ödülünü, Dundee Resimli Kitap Ödülünü ve Norfolk Kütüphanesi Çocuk Kitapları İkincilik Ödülünü kazanmış. Stephens, çizimlerini kendi blogunda yayınlıyor.
Kitap, benim için son derece vurucu olan bir cümleyle başlıyor: "Bir zamanlar adı olmayan, evi olmayan, ailesi olmayan bir köpek vardı..."
Ve bir köpeğin gözünden şehir hayatını anlatıyor. Günlerden bir gün bizim dünya tatlısı köpecik, parkta tek başına oynayan bir çocukla tanışıyor. İkisi arkadaş oluyorlar. Birlikte koşturup oynuyorlar, uçurtma uçuruyorlar.
Stephens, satır arasında çocukları sokakta gördükleri her köpeğe yaklaşmamaları için de uyarıyor.
Derken bir gün çocuk, dört ayaklı minik dostuna kötü haberi veriyor: Ailesi uzaklara taşınıyor. Bir daha asla oynayamayacaklar. Söylediklerinden birşey anlamamasına karşın çocuğun üzgün olduğunu hisseden Pire Torbası, o gün onu evine kadar takip ediyor.
Çocuk, arkadaşını bırakıp gitmek istemiyor. Gecenin bir vakti ceplerine birkaç bisküvi koyup küçük çantasını da eline alıp vurup kapıyı çıkıyor sokağa... Ama Pire Torbası, çocuğun evini terketmesine razı olmuyor. Havlayıp evdekileri uyandırıyor. Büyük insanlar da onu eve alıyorlar. O gece hayatında ilk kez gerçek bir yatakta yatıyor.

Ertesi gün tüm eşyaların kocaman bir kamyona yüklenişini izliyorlar birlikte. Ve sonunda Pire Torbası'na haydi bakalım sen de bizimle birlikte geliyorsun diyorlar.
Tüm köpeklerin yaptığı gibi arabanın penceresinden kafasını çıkarıp kulaklarını rüzgarda sallıyor ve mutlu oluyor Pire Torbası: Artık onun da bir evi ve sahipleri var...

Kitabın en güzel yanı, sonundaki sürpriz. Meğer Pire Torbası, gerçek bir köpekmiş. Stephens'ın bir barınakta tanıştığı ve çizimlerinde model aldığı gerçek bir köpek. Tıpkı Pire Torbası gibi, sonunda kendine bir ev bulan ve mutlu olan bir köpek...
Ben de kızımı bir barınakta buldum. Belki o yüzden bu kitabın benim üzerimdeki etkisi. Eski sahipleri, ona işkence etmiş, kaburgalarını kırmış, sonunda da barınağa bırakıp gitmişlerdi. Korkudan aklını kaçırmak üzereydi. Öyle zayıf, öyle zayıftı ki insan dokunamıyordu. Eve gelir gelmez ilk iş yıkamıştım onu. Yıkanmaktan nasıl mutlu olduğunu anlatamam. Çok titizdir benim kızım. Sonra ilk kez önüne mama koyduğumda önce ellerimi yalamıştı. Aradan altı yıl geçti. Maya, hala terkedilme korkusu içinde. Eski sahipleri döverek alıştırdığı için hala arabaya biner binmez kendini koltukların altına sıkıştırmaya çalışıyor. İşini bitirir bitirmez eve koşuyor ki kaybolmasın bir daha. Ve ona verdiklerimizi götürüp koltukların köşelerine, yastıkların altına saklıyor ki tekrar aç kalmasın.
Uzun sözün kısası, ben bu kitabı çok sevdim. Ada'da çok sevdi. Siz de alın çocuklarınıza. Eminim onlar da sevecekler. Gel gör ki bir yan etkisi de olabilir. Bir gün size anne bu kediyi ya da köpeği eve götürüp besleyelim mi diyebilirler. Belki eve götürmeyebilirsiniz ama karınlarını doyurup, aşılarını yaptırarak sokakta da bakabilirsiniz onlara. Ya da belki siz de barınaktan bir dünya tatlısını kurtarabilirsiniz... Kim bilir her şey olabilir bu dünyada...
Not: Uzundur sözünü etmek istediğim bir site var: Sevgili Banu ve Yıldıray'ın "Bir Dolap Kitap" adlı sitesi, çocuk kitapları üzerine gerçek bir hazine. Mutlaka ziyaret edin ve hatta izlemeye alın. Zaten bir kez ziyaret ettikten sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız... Ve ilk kez, bir kitabı onlardan önce yazabildim. Ne zaman bir kitap hakkında yazmaya niyetlensem onlar benden önce davranıyordu. Ve öyle güzel yazıyorlar ki artık bana yazacak birşey kalmıyordu... Belki şimdi onlar da Pire Torbası'nı okuyup (şimdiye kadar okumadılarsa) birşeyler yazarlar.

13 yorum:

NiLaY dedi ki...

harikasın canım hemen araştırıyorum önerini :) teşekkürler..

ELİF dedi ki...

Hay allah beni de duygulandırdın buralardan, ne şanslı Maya senin gibi bir annesi olduğu için..Benim de vardı köpeğim Raşa, dev gibi bir köpek annemin gözleri önünde öldürdü onu, hala unutamıyoruz Raşamı:((((

Berna dedi ki...

Umur'cuğum, Maya'nın durumuna çok üzüldüm :( İyi ki senin ve Ada'nın yanında artık, şanslı köpek :))

anne kaleminden dedi ki...

kitap ve çizimleri çok güzel görünüyor, bahsettiğin siteyi ziyaret edip, sık kullanılanlara ekledim, teşekkürler...

İkiz Annesi sdilek dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın Umurcum.Bayıldım ben bu kitaba.Eminim kızlarımda çok sevecek.Öğlen gideyim bakayım kitapçıma.Sevgiler.

Zeynep dedi ki...

Öyle bir anlatmışsın ki, insanın hemen bulup buluşturup okuyası geliyor :) Çok teşekkür ederiz :)

Tibetin annesi dedi ki...

bahsettiğin siteye uzun zamandır üyeyim. ben de çok beğeniyorum. birgün Tibet bey kitaplara özen göstermeyi öğrenince alacağım inşallah bahsettiğin kitabı da...

bilge ve annesi dedi ki...

Sevgili Umur, ne güzel anlatmışsın kitabı, kitabı anlatırken kendini de anlatmışsın,güzel yüreğini, sonsuz sevgini. Ben de 4 yılımı dünya güzeli bir pekinesle geçirmiş biri olarak öyle iyi anlıyorum ki. Karşılıksız,çıkarsız karın tokluğuna bir sevgi bu:) Kitabı not ettim, en kısa zamanda alırız diye. Kendinize iyi bakın, öpüyoruz...

Limonlu Turta dedi ki...

Bak çok merak ettim şimdi kitabı. Hemen almam lazım. Hele bir de sen beğendiysen mutlaka alınmalı. Antalya dönüşü artık. Bu arada ben İst.da Pandora'dan bu sefer de çok güzel ing. kitaplar aldım. Bir ara sizlere de göstermek istiyorum.
Çok öperim,
ç.

suinci dedi ki...

bencede çok güzel anlatmışsın bence reklam ücreti al bütün grup bende dahil alırız herhalde :)))

GüCüBe dedi ki...

o kadar güzel kitap anlatan bloglar var ki hepsini hepsini almak istiyorum :)

Banu dedi ki...

Sevgili Umur,
Yazını keyifle okudum. "Aa hiç bilmiyordum bu kitabı, hemen almalı," diye düşünürken yazının sonundaki notunla karşılaştım. Yüzüme koca bir gülümseme yayıldı. İyi ki bizden hızlı davranmışsın. Sayende harika bir kitaptan haberdar oldum. Bu arada senin de Bir Dolap Kİtap'a katkıların azımsanamaz. Öyle güzel ve yerinde yorumlar bırakıyorsun ve öyle değerli bilgiler aktarıyorsun ki , bizim için çok faydalı oluyor. İlgine teşekkürler.
Pire Torbası'nı da ilk fırsatta okuyup dolaba ekleyeceğim. :)

Sermin dedi ki...

çizimleri çok güzel Umur'cum. zaten iş bank yayınlarının genelde çizimleri güzel oluyor. o da yabancı yayın oldukları için zaten. tavsiyelerin için çooook teşekkür ederiz çınar ve kendim adına. ada'yı öptük