5 Temmuz 2010 Pazartesi

zaman

Zaman, hayatımın hiçbir döneminde bu kadar hızlı geçmemişti sanki. Hafta başlıyor, sonra pat diye Cuma geliyor. Yaşasın haftasonu geldi derken bir de bakıyorsun bitivermiş çoktan...
Ve hiçbir şeye yetmiyor bu kısa haftalar. Onca koşturmaya, yorgunluğa rağmen hep eksik kalıyor bir şeyler...
Ve her gün biraz daha büyüyorlar bu bıdıklar.
Bir gün kafanı çevirip bir bakıyorsun ki evde ne ara böyle olmuş dediğin bir varlık dolaşmaya başlıyor. Bır bır bır konuşuyor, fikir beyan edip muhalefet yapıyor.
Bizim çeteyi topladık haftasonu. Koşturmacadan, yolculuklardan, tatil planlarından minik bir fırsat bulup Banu'nun kurtarılmış bölge şeklindeki bahçesinde toplandık. Kızlar, önce Cenk'in fasulye çadırının tadını çıkardı.
Sonra da piknik yaptılar.
Bir yandan kekleri, börekleri yiyip bir yandan da o senin bu benim tartışması yaptılar. Yiyecek onca şeyin arasında bir paket çubuk krakerin peşine düştüler.
Çok önceden ayarlanmış başka bir program yüzünden çabuk ayrılmak zorunda kalmamıza rağmen arkadaşlarımızla bir saat bile öyle iyi geldi ki...
Bunlar da Banu'nun balıkları... Ada, güzellikleri karşısında hayran oldu.

Banu ile Mira'nın bahçesine Mayıs'ta da gitmiştik. Ama bir türlü fotoğrafları toparlayamamıştım. İşte bu fototğraflar, o günden. O sıralar bu minik ördekler vardı bahçede. Sonra büyüdüler ve köye gittiler...
Ve bu dünya güzeli de komşu bahçede yaşıyor. Köpeklerle büyüyen ve onları pek seven Ada, hemen koşup gitti yanına. Kozalak atıp tutmaca oynadılar. Sonra Ada, kendinden pek bir büyük arkadaşını gezdirmek istedi.
Tasmayı aldı sahibinden, gel gör ki
Köpecik, kendi kendini gezdirmekte ısrar etti.
Banu, kızlara ağaçtan erik topladı.

Ceplerine erik doldurup yediler.
Çamurda yuvarlanan arkadaşlarına su verdiler.
Ve kendilerine müzik çalmak için masanın üzerine çıkan Mira'yı düşmesin diye tuttular.
Keşke bizim de böyle bir bahçemiz olsa...
Çevremdeki kibirli, kendini beğenmiş, sevgisiz, hoşgörüsüz, dünyanın kendi çevrelerinde döndüğünü sanan, bencil insanların bana verdiği sıkıntıyı hafifletirdi biraz.
Hayatımda ilk defa kaçıp gitmek istiyorum bu şehirden. Çocuklarımı toplayıp kaçıp gitmek...
Trafikten, kalabalıktan, alışveriş merkezlerinden, ikiyüzlülükten, her şeyden...
Efe'yle Ada'nın özgürce koşacakları, ağaçların dalından meyve koparıp yiyebilecekleri bir yere gitmek istiyorum. Acaba yapabilir miyim ki?

15 yorum:

burcu.. dedi ki...

Çok güzel fotoğraflar. Ama en güzeli yardımseverlik fotosu. 3 arkadaş iş yapanın bacaklarını kavramışlar ya, nasıl güzel görünüyorlar.

Bu ara Ada'nın büyüdüğü Mayıs-Temmuz arası bile belirgin gibi.
Sanki yüzü daha da oturmuş gibi 2 ay içinde.
Yoksa bana mı öyle geldi ki acaba?

Anne İş'te dedi ki...

Umur'cum;öncelikle maşallah..karelerdeki güzel bıdıklara:))

Sonra Banu hep basediyor,resmediyor...ahhhh,ahhhhhhhhh

Ve o iççekişlerin var ya hepsine al benden de o kadar..

Kısmet..İstemeye devam edilim biz..belli mi olur..

Sevgiler canım ve iyi bir hafta diliyorum

Sen Gelince dedi ki...

Ben de istiyorum, ben de özlüyorum...

Dip: Kızlara bayıldım... En çok da öyle uslu uslu, cici cici çimlere yayılmalarına:)

GüCüBe dedi ki...

Umurcuğum fotolarına bayıldım :)
Bu zaman bu dönemleri ile ilgili sanıyorum gerçekten ne zaman haftasonu tatil oldu ne zaman iş başı yaptık anlamıyoruz..
Sevgiler.

bilge ve annesi dedi ki...

Sevgili Umur, bizi de götür yanında noluuuur. Yazdıklarını o kadar iyi anlıyorum ki. Ufacık zamanlara, ufacık yeşillkler sığdırmaya çalışıtoruz pufff

Mlke-Btkn dedi ki...

Gel bacımmm gelll :))

Zeynep dedi ki...

Neden olmasın Umur' cuğum? Neden olmasın? En kısa zamanda bağ bahçe Ada ve Efe hayallerin gerçek olsun :) Hepimizin ki olsun :)

Özden dedi ki...

Ah Umurcum neden olmasın? Hele Ankara'da acaba daha da kolay olmaz mı? Amannn nereden bileyim sen git,emsal ol biz de yapalım. Benim şimdilik cesaretim yok...

Bu aralar ben pek bloglara bakamadım ama bir baktım, Ada'nın fotoğraflarına şaşırdım. Nasıl büyümüş anlatamam, resimlerden bile anlaşılıyor...

Çok öpüyorum sizi
(Bize süpriz yapıp Can'ın doğumgününe gelsenize:))))

kirazsevdasi dedi ki...

harika fotograflar gercekten!
cok hizli geciyor Umurcugum zaman, yetisemiyoruz

füsfüs dedi ki...

umurcuğum sizin kızlara çok imreniyorum ben, her seferinde keşke ankarada olsaydık diyorum, çok tatlılar çok. banunun bahçesine de bayıldım, sen koymasan resimleri göremeyeceğiz, banuya duyurulur. bu arada canın birşeye sıkılmış gibi ama sen üzenler seni haketmiyor demektir bence hiç sıkma canını. biz köydeyiz canım her zaman bekleri

anne kaleminden dedi ki...

kızlara bayıldım :)))4 ü de birbirinden şeker...
ben bu şehirden çok kaçıp gitmek istedim, boğuldum. ve gittim de 8 yıl ayrı kaldım bahsettiğin gibi bir yere... ama alışamadım,ne ben ne eşim, ankara yı özledik,döndük. belki erken bir denemeydi. sonrası için yine de olabilir diyorum, belki çok sonra tekrar denerim. çocukların eğitimi sorun olmaktan çıktığı zaman...

ilknur malcı dedi ki...

çok güzel fotolar bunlar :)
hareketlerde çok güzel

benim tıfılı düşündüm birden bu güzeller arasında.
kedi gibi hepsini tırmalardı heralde
öyle seviyor
arada ısırıyor felan mutlu olunca.

sevil(birdemliksohbet) dedi ki...

Bu gece kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla'ya Sunacağı ve yüce mevlanını yapılacak duaları geri çevirmiyeceği,O'nun SonSuz affından, merhametinden, iyiliğinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir.Allah yapacağınız duave ibadetleri kabul buyursun.Miraç kandiliniz mubarek olsun...

Burcu dedi ki...

Ben bu kızları, dostluklarını, hepsinin annelerini, ciciliklerini, güzelliklerini çok çok seviyorum Umur. Allah bozmasın bu güzellikleri..

banu dedi ki...

Umur'cum gerçekten pek kısa oldu tadı damağımızda kaldı ama iyi ki üşenmedin kalktın geldin :)
Aslında diyorum ki ben evin bi anahtarını vereyim sana, nasıl olsa biz tadını çıkartamıyoruz, siz çıkartın ben mutlu olayım :)