22 Eylül 2010 Çarşamba

tatil

Hani İngilizcede bir sözcük vardır : "challenging", zorlu, meydan okuyan gibi anlamlara gelir. Çok severim ben bu sözcüğü. İşte bu yılki tatilimizi sadece bu sözcük tanımlayabilir.
Ada'nın büyüyüp birey olma krizi, benim zor zamanıma rastlayınca "challenging" bir tatil yaşadık.
Üstüne bir de zehirli örümcek krizini ekleyince varın gerisini siz düşünün artık...

Aslında pek güzel bir yolculuk geçirdik. Sabah yola çok erken çıktığımız için Ada, uzun süre uyumaya etti. Uyandığında kahvaltı yaptık, kitaplar okuduk, şarkılar söyledik.
Otele varıp havuza suya kavuşunca da bal gibi bir ilk gün geçirdik.
Gel gör ki ikinci gün, kabus gibi başladı.
Uyandığımızda Ada'nın sol eli, neredeyse bir el daha büyüklüğünde şişmişti. Üzerinde iki ısırık izi... O izleri aslında arabada görmüştüm. Daha önce de benzeri bir durum yaşadığımızdan ve iki tane ısırık izi olunca "hımmm bu arı değil" diye kendimi rahatlattığımdan üzerinde durmamıştım.
Ben alerjiden çok çektiğim için Ada'yı kapıp bir hastaneye gitme planları yaparken tesisin bir doktoru olduğunu öğrendik. bu arada dede ve teyze ile sürekli bir telefon trafiği...
Doktorun ofisinde aldık soluğu. Bu konuda konuşmak istemiyorum. Kendisinin Ada'ya yapmak istediği iğneyi bende hiç güven uyandırmadıkları için reddettim. Neyse dedemizin tavsiye ettiği ilaçları getirtme inceliğini gösterdiler.
Bu arada Ada, sakin sakin doktor amcaya kocaman olmuş elini gösterdi.
O ısırıkların zehirli bir örümceğin işi olduğunu Ankara'ya dönünce sevgili Çiğdem'den öğrendim.
Şişlik, uzunca bir süre inmedi...

Canının acımasına, ateşinin yükselmesine karşın Adacığım yine de  eğlendi.
Ama her şeye itiraz etti.
Havuza girerken ayrı, çıkarken ayrı kriz çıkardı.
Dışardayken hadi odamıza gidelim diye, odaya gelince de hadi denize gidelim diye ortalığı birbirine kattı.
Havuz suyunu soğuk bulunca kendini denize attı.
Bu kez, kumlarla oynamayı keşfetti. Ben de aşağıdakine benzeyen güzide kaleleri yapmasına yardım ederken hayatımda ilk kez bu kadar yandım. Neyseki su falan toplamadı omuzlarım.
Ve ilk kez hayatımda bu kadar çok şey kaybettim. Ada'nın oyuncakları, havlu elbisesi, mayoları, arabası, terlikleri, kuru kıyafetleri derken neyi nerede bıraktığımı şaşırdım.
Kendisi, her zaman olduğu gibi patates kızartması, pilav, meyve, poğaça, ekmek vb ile beslendi. Hayatında hiç yemediği kadar kurabiye tüketti. Arada birkaç lokma balık, köfte ve etin tadına baktı. Yemek masasını, tuzluğu oyuncak olarak kullandı. Kendi yemeğini bitirince bize kitap okudu. El kuklamız "eşkala" tüm otelde meşhur oldu. Çılgınca puding yedi. Öyleki yemekten sonra kendisini baştan aşağı yıkamamız gerekti.
Yine ilk kez mini club'ta oynamaya başladı.
Kendinden küçükleri ittirip uzaklaştırırken ablalara hayran hayran yaklaşmaya çalıştı.
Hani Shrek'teki çizmeli kedi gibi gözlerini kocaman yapıp, en sevimli halini alarak onlarla oynamaya çalıştı. Kimine top uzattı, kimine oyuncaklarını verdi. Beni de çevirmen olarak kullandı. Ne diyo anne, sen de ona de diye. 
Mini club'ta diğer abla ve abilerle kağıttan şapkalar, maskeler yaptı.

Baya da becerikliydi...
Geceleri lunaparkta eğlendi.
Ve bu tatilde kızımızın yeni bir özelliğini daha öğrendik. Kendisi bir adrenalin tutkunu. Büyük çocukların bile cesaret edemediği aletlere abiler kendisini bindirsin diye yapmadık şirinlik bırakmadı. Ciddi ciddi sıra bekledi, abinin elini sıktı, sohbet etti.
Ve ben çenem düşmüş bakarken kendisi havalara fırladı, zıp zıp zıpladı...
Bu arada ilk defa ağlama krizleri yaşadık.
Bildiğim her yolu denedim. Ama hepsinden Ada hanım, zaferle çıktı.
Kendisindeki direnme gücü, inat ve kararlılık, beni pes ettirdi.
Şimdi kriz çıkmaması için elimden geleni yapıyorum.
Ne zaman biter bunlar bilen var mı? 
Bana gelince Ada, uyurken öyle bir kitap okudum ki. Hani bir kitap okudum hayatım değişti dedirten türken. Gel gör ki kendimdeki etkilerini ölçüp biçmeden adını yazmama kararı aldım. Eve döner dönmez kitaptan aldığım feyzle yeni düzenlemeler yaptım.
Bu tatil de böyle geçti işte... Krizler, yorgunluklar, kararsızlıklar... 
Galiba bundan sonra her yıl yeni bir macera olacak...

22 yorum:

mutfaktaki rüya - Arzu- dedi ki...

Tatiliniz hareketli geçmiş.Ada cığa çok geçmişler olsun.sevgiler.

Utku'nun annesi dedi ki...

Çok şeker maşallah
çok çok geçmiş olsun
bir hayli zorlu bir tatil olmuş anlaşılan
sevgiler

AYÇA dedi ki...

Gecmis olsun umurcum, herseye rağmen çok güzel bir tatil olmuş. Nereye gittiniz valla resimlere bayıldım.
Bı de okuduğun kitap hayat değiştirecek cinstense tatilde okuyayım bari mail at ihiyacim var :)

Burcu dedi ki...

Umurcum çok geçmiş olsun, zehir ve örümcek kelimeleri birleşince korkunç geliyor kulağa, Allah korumuş da daha kötü birşey olmamış. Tatil krizlere rağmen güzel geçmiş görünüyor, her tatilde farklı şeyler yaşayacağız bundan sonra sanırım.. Krizler ne zaman geçer?? Bilmiyorum ama umarım ki en kısa zamanda..

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Umurcum geçmiş olsun çok çok..
Ama fotoğraflar harika, Ada ise her zamanki gibi çok güzel ve çok şık :)
Kitabı merak ettim canım, bu aralar hayatımda yeni yeni düzenlemeler yapmaya o kadar ihtiyacım varki..kim bilir belki işe yarar :) maiL at bana olurmu?
Öptüm ikinizide kocamanından...

Belkıs dedi ki...

Umurr çok geçmiş olsun tekrar örümcek krizi için. Tatil hernekadar krizlerlede geçse tatil işte ama değil mi. Fotoğraflar şahane, Adayıda senide öpüyorum. Kitap ve düzenlemeleri de merakla bekliyorum

Naile dedi ki...

maşallah adaya, bazı zorluklar yaşatsa da hoş zamanlar geçirmişsiniz.

sevgiler..

Deniz dedi ki...

Zevkle okudum Umur, kitabı çok merak ettim...

Küçük hanımın gülüşüne, gamzelerine bayılıyorum, söylemiş miydim?

Ve gelecek hafta çıkacağım tatili düşünüyorum umuyorum, challenging olmaz:)

Eko Anne dedi ki...

ada büyümüş, kocaman olmuş fotoğraflrdan bile anlasılıyor. orumcek icin cok uzuldum cok gecmis olsun. ama yine de tatil tatildir ve eminim ada'cıgıma cok yramıstır. simdi beni tatile goturseler bayılırdım:)

ilknur malcı dedi ki...

umurcum hepsi hastalıktan kaynaklanmıştır.çocuklar hemen soluyorlar.hele ates demek ciddi hasta demek oluyor.aslında biz o durumda yataktan bile cıkmaz iken onlar oyun oynayabiliyorlar.insaallah daha guzel tatiller yaşarsınız

Anne İş'te dedi ki...

Umur'cum önce gamzelere kocaman bir maşallah ve gözlerindeki ışığa.

Öncelikle çok geçmiş olsun;olacak oluyor işte:(Neyse ki atlatılmış

ve tatil işte var mı ötesi:)(hoş bizde de Ezo tatil yaptı biz eşlik ettik:))

Resimler yine şahane.

Başak dedi ki...

Bütün resimler birbirinden güzel,anlattıkların da.Adacığıma çok geçmiş olsun.Bu arada çok merak ettim o kitabı bi ara yaz mutlaka.Zira bir kitap okuyup hayatını değiştirme ihtiyacı içerisindeyim şu sıralar:)

Başak dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
anne kaleminden dedi ki...

sonunda geldi tatil yazısı :)))
ada ya çok geçmiş olsun, ikinci günün sabahı o şekilde uynamak eminim çok can sıkıcı olmuştur. neyseki uzun sürmemiş. resimler de anlatım da çok güzeldi... tekrardan hoşgeldiniz :)))

burcu.. dedi ki...

Çok geçmiş olsun Umurcum.
Bütün fotolara bittim. Ama ilk foto en güzeli. Ben zaten minik mayolu minik totolara bayılıyorum.

Kitabı bende merak ettim.

Hilal dedi ki...

geçmiş olsun diyerek başlayayım söze. gzel bir tatil olmuş, fotolar harika. hele de Ada'nın bornozlu fotosundaki gülüşüne bayıldım:9 MaşaAllah diyorum. sevgiyle kal

bilge ve annesi dedi ki...

Ben de bunlar nerde diyordum, demek tatildeydiniz. Ne güzel yapmışsınız, sefanız olsun. Anlattıklarını okurken, Bilge 'yle o yaşlardaki tatilimiz geldi aklıma.İnsan da denge kavramı diye bir şey bırakmıyorlar. Geçecek, geçecek diye kendini teskin etmekten ve sakin olmaya çalışmaktan başka bir şey gelmiyor elinden. Ha ne zaman geçer dersen, malesef hiç belli olmuyor:((

Evren dedi ki...

Haha, çay fincanın içinde çok tatlı olmuş! Geçmiş olsun bir de! Sevgiler...

Bahar dedi ki...

Hem maşallah hem de geçmiş olsun Elif Ada'ya. Ben lunaparktaki o zıplatan şeyi :) Mersin'de görmüştüm ve bakarken bile heyecanlanmıştım. Bravo Elif'e. Kibabı bende merak ettim. Feng Shui falan mı?

Tibetin annesi dedi ki...

Öncelikle çok geçmiş olsun. sonrasında da Umurcum, gözünü korkutmak istemem ama ağlama krizleri bizde hala devam ediyor ve okuduğun kitabı şiddetle merak etmekteyim...

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

umur; Ada'yı çok özlemişim. kocaman kız olmuş. Biz de benzer bir tatil geçirdik ; herşeyin tersini yapmak isteyen bir çocuk oldu çıktı :( ama herşeye rağmen güzel bir tatil olmuş. Kocaman öpüyorum adacığı ve dört ayaklınızı..

Red Riding Hood dedi ki...

Winnie the Pooh bornozlu foto favorim :) Sevimli miniş.