31 Aralık 2010 Cuma

mutlu yıllar


Bir yıl daha geçti.
Kimi zaman mutlu oldum, kimi zaman canım acıdı.
Kazandıklarım oldu, kaybettiklerim oldu.
Yetişmeye çalıştım ama bir şeyler hep eksik kaldı.
Bazen kırıldım, darıldım
Anlamaya çalıştım
Bazen çok kızdım
Sonunda ben de insanım...
Belki ben de kırdım birilerini
Büyük ihtimal istemeden
Yine de özür dilerim
Her sabah bir cesaret yeniden başlayıp 
Tüm yorgunluğuma rağmen
Bir fark yaratmaya çalıştım
Direndim
Sözümü yitirmemek için
Çok zorlandım
Ama susmayı da öğrendim
Masal kanatlarıyla uçmaya çalışan minik kızımın
Cesaretini kırmadan
Kimi zaman dudaklarımı ısırarak
İyi bir anne olmaya çalıştım
Bir yandan umarsız bir çabayla sihirli bir dünya yaratmaya çalışıp çevresinde
Bir yandan düşkırıklığı yaşamasın diye anlatmaya çabaladım hayatı
Uzun sözün kısası
Tek isteğim iyi bir evlat, iyi bir eş, iyi bir arkadaş,
En çok da iyi bir insan olmaktı
Hata yapmış olabilirim
Ama hep iyiydi niyetim...
Ve hep şükrettim
İçinde yaşadığım güzel dünya için
Başımı kaldırdığımda beni kucaklayan sonsuz gökyüzü için
Bir işim
Bir evim olduğu için
Masamdaki ekmek
Ve kitaplarım için
İçime çektiğim nefes için
Kendimi bulma yolunda karşıma çıkan bilge insanlar için
Her zaman arkamda olan, beni destekleyen, beni ben yapan, bana sevmeyi, ait olmanın ayrıcalığını öğreten ailem için
Eşim için
Hep yanımda olduklarını hissettiren arkadaşlarım için
En çok da çocuklarım için...
Bir yıl daha geçti.
Şimdi yenisi başlıyor.
Ne gidenle bir hesabım var ne gelenden bir beklentim
Tek isteğim, herkesin sağlıklı ve mutlu olması.
Başka hiçbir şey istemem...
Mutlu yıllar...

20 Aralık 2010 Pazartesi

"karınca kararınca", bizim kızlar tiyatroda

Haftasonu Ada, Selin ve Zeynep'i alıp Tiyatro Tempo'nun "Karınca Kararınca"  adlı etkinliğine götürdük.
Etkinlik iki kısımdan oluşuyordu:
Önce karınca maskeleri yaptık.
Süngerden maskelerin üzerine gözler yapıştırdık.
Sonra rengarenk antenler, kirpikler taktık.
Sonra da bir güzel boyadık.
Olduk mu birer minik sevimli karınca...
Sonra oyun başladı.
Bu arada anne-babaların da karınca şapkası vardı... Çok ama çok komiktik...
Hop oturup hop kalkıp izledik. Kraliçe karınca, haydi bakalım diyince hep birlikte sahneye fırlayıp kışlık yiyecek topladık, yuvaya taşıdık.
Ağustos böceğinin şarkılarına eşlik ettik.
Hep birlikte dans ettik.
Kızlar, oyunun sonunda oyunla ilgili sohbet bile ettiler.
Uzun sözün kısası çok eğlendik.

10 Aralık 2010 Cuma

iyi ki doğdun metin...

Babamızın doğumgünü bugün.
Ve bilin bakalım ben neredeyim? Nöbette tabii ki...
Onlar baba-kız, evde kutlayacaklar. Her zamanki ki çoşacaklar.
İyi ki doğdun, iyi ki bizimsin babamız...
Daha nice nice mutlu ve sağlıklı yaşlara hep birlikte...