6 Mayıs 2011 Cuma

biz geçen ay 2...

Sevdim ben bu işi. Böyle ordan burdan yazmak daha eğlenceliymiş.
Biz anne-kız, geçen ay ilk kez yemeğe çıktık. Yani iki başımıza.Kendisi böyle süslendi püslendi. Hatta siparişini bile kendisi verdi. Sonuçta yine köfte yedi ama insanlık adına bu pek önemsiz adım, onun için bir ilkti.   Güzel başlayan günümüz, yine ilk kez olarak pek güzel bitti.
Arabada kitap okumak için gündüz vakti tepe lambasını açan Ada Hanım, ikinci kez akümüzü boşalttı. Tabii bunu kendi başına yapmadı. Tepe lambasını kapatmayı unutan annesi de eşit derecede suçluydu. Arkadaşlarıyla buluşmak için yola çıktığımızda araba çalışmayınca bir daha tepe lambasına dokunmamaya söz verdi. Hatta tepe lambasını açmak isteyen Zeynep'e "arabamızın gazı biter" diye izin vermedi.    
Ada Hanım, çılgın masallar uydurmaya başladı.
Aslanlar, kargalar, bülbüller... Her cinsten mahlukatın cirit attığı, her birinin acayip acayip isimler taşıdığı, pek çılgın işlerle uğraştıkları masallar... Bu isimler, bizzat Ada hanım tarafından uydurulup her bir yaratığa özenle verilmekte. Karga Pito, kanguru Minedog... Gel gör ki unutkan anne, bu acayip isimleri aklında tutabilmek için öyle çaba harcıyor ki sonunda her şey birbirine karışıyor. 
Kendisine yeni bir arkadaş buldu: Kuzey.
İlk kez tanışan Kuzey ile Ada, oyuncak kavgası yapmadan saatlerce oynadılar. Kuzey, muhteşem dans figürleri sergiledi. Ada, bir oraya bir buraya koştu.
Ada Hanım, sanki kendi oyuncaklarını toplarmış gibi Kuzey'e  "yeni oyuncak çıkarmadan önce eskilerini toplaman lazım" diye akıl verdi. Arada birbirlerini şikayet etmek için yanımıza uğradılar ama genel olarak birlikte takıldılar.
Yılın ilk açık hava buluşmasını Papaz'ın Bağı'nda yaptık.
Kızlar, havuzun kenarına sıralanıp balık tuttular.
Böyle akıllı uslu oturduklarına bakmayın. balık tutmanın suyunu çıkarıp ıslandılar, iki üç kere üstlerini değiştirmek zorunda kaldık.
Ada'nın saçları uzadı. 
Ve ben, onları iki yandan bağlamayı başardım.
Gel gör ki bu konudaki beceriksizliğim, Ada'yı bile isyan ettirdi.
"Teyzem olsa daha güzel yapardı saçımı" diyerek beni eleştirdi.
Üç buçuk yaşındaki hanımefendi, makyaj konusunda benden daha bilgili olduğunu da gösterdi.
Evde bulabildiği rujları toplayıp, "ama bunların hepsi parlatıcı anne, senin rujun yok mu? Sana ruj alalım" diyerek cehaletimi yüzüme vurdu.
Efemiz, evdeki topları birer birer patlattı.
Biliyordum zaten o toplara göz koyduğunu.
Sonunda bir fırsatını yakalayıp hepsine tek tek dişlerini geçirdi. Topları patlatırken o kadar mutluydu ki. Patlayan topları zevkle ağzında bir o yana bir bu yana salladı. Gel gör ki Ada'yı sakinleştirmek hayli güç oldu. Ada, bas bas bağırırken Efe hala zevkle parçalanmış toplarla oynuyordu. Ne yapalım arada böyle kardeş kavgaları çıkabilir tabii.
Güneş açıp hava biraz ısınınca kışlık kıyafetleri kaldırdık.
Meğer bahar daha gelmemiş, güneş bizi kandırmaktaymış. Ama artık çok geçti. Bir kere yerlerine yerleşmişti kazaklar, montlar.  Tekrar çıkmaları çok zordu, hatta imkansızdı.
Biz üşüdük, ama Ada hanım bu işe çılgınca  mutlu oldu. Elbiselerin birini çıkarıp birini giydi.
Uçuşan etekleriyle dönüp durdu.
"Anne  bahse girerim bana çık yakıştı bunlar" diye mutluluk çığlıkları attı. Bahse girmek ne demek diye sorduğumuzda bize güldü.
 Ben ne halt ettim diye kara kara düşünen annesi, son anda mayoları saklamayı akıl etti. Yoksa çorap üstü mayo günleri başlayacaktı bizim evde.
Üç gramı zor alan kızımızın ayakları, sadece iki ay içinde çılgınca büyüyerek 27'ye ulaştı. Boyunu ölçmeyi uzama hızına yetişemediğimiz için zaten bırakmıştık. 
Ada'nın içine nerden geldiğini bilemediğimiz bir maymun kaçtı. Duvara tırmanmasının ve sürekli zıplamasının başka bir açıklaması yok çünkü. Kendisi son olarak çalışma masasının çekmecelerinin kollarına basarak tırmanma becerisini kazandı. Şimdi hava biraz daha ısınınca zıpzıpa gitme hayaliyle yaşıyor. Sanırım bu yazı orada geçireceğiz.

16 yorum:

anne kaleminden dedi ki...

biz de tam bahar geldi diye sevinirken hüsrana uğradık... papazın bağına gitmeyeli çok oldu :) 3 hanımefendi çok şeker görünüyorlar fotolarda... ada tam bir küçük hanım ama makyaj, bileklikler şık şıkıdım :)))

ilknur malcı dedi ki...

harika bir yazı olmuş.bayıldım

yakın takipteyim bilesiniz :P

thalassapolis dedi ki...

bahse girmeye gerek yok çok yakışıyor herşey güzel prensese :)

Tibetin annesi dedi ki...

Allahıımmmmm! söyle ona bana da ruj alsınnn, yok benim rujum benimkilerinde hepsi parlatıcıııı. oyyy, yiyesim geliyor onu yiyesimmm. vallahi içim içime sığmıyor şu fotoğraflara baktıkça, maşallah, maşallah!!!

yaruze... dedi ki...

inanılmaz sevimli bu Adacık.Baktıkça mıncıklayası geliyor insanın.Benim yerime bir kerecik makas alırmısınız:)
Anne kız ne de güzel planlar yaparsınız siz bu yaz..
Keyifli günler dilerim...

ELİF dedi ki...

Çok tatlısın canım adaşım:)) Rüya' nın ayakları 21 desem inanır mısın?:))

esra-emir aydin dedi ki...

gamzeli Ada çok tatlısın sen.
bende bahse girerim ki çok yakışmış bu elbise sana..:))
gülen yüzün hiç solmasın,güzel kız.
sevgiler

bilge ve annesi dedi ki...

yine tekrarlıyorum annesi bu kız geçen ay çook büyümüş serpilmiş acayip tatlı bişiy olmuş. Ben daha kaldırmadım kışlıkları arada aklıma geliyor hemen yapmur yağıyor vaz geçiyorum, ama eninde sonunda gelecek baharımız umutla bekliyoruz. Güzel bir hafta sonu diliyor o gamzeli yanaklardan öpüyorum ayy bir de saçlardan

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Çocuklar bile özlediler yazı. Adacığım çok haklı, ne o kalın kalın kazaklar paltolar..Uçuşan eteklerin yerini tutarmı hiç :)))
İçimi açtı tüm fotoğraflar, öpüyorum onu o tatlı gamzeli yanaklardan...Hadi kıskanma senide öpüyorum Umur ;))))

Berna dedi ki...

Yazını çok sevdim Umur :) Kızlar çok tatlı, Ada'cığım çok tatlı... O saç toplama işi de el alışkanlığı oluyor bir süre sonra, saçlar uzadıkça farkedeceksin :) Ben Ekin bebekken "nasıl toplayacağım saçları uzayınca" diye dert eden bir anneydim, şimdi nasıl rahatça topluyorum bir görsen :)))

Zeynep dedi ki...

Ada' nın hatrına belki gelir yaz, olmaz mı? Rujunu yesinler onun , bilmedikleri şey yok şimdiki çocukların, sana da öğretir birlikte sürersiniz artık :)

Deniz dedi ki...

kareli gömlekli fotoya özellikle bayıldım

öykü dedi ki...

Tek sey dıycem

Ne zaman baksam sıze

Huzur duyuyorum..


sevgılerımle

Eko Anne dedi ki...

yakında topuklu giymeye başlamalıyım yoksa bu Ada ile Selin benim boyuma seneye ulaşacaklar. Ağlamak istiyorum

Burcu.. dedi ki...

Umurr; Efe'yle Elif'in bakışlar.. İkisinde de aynı muziplik, aynı afacanlık:)

Ben koptum galiba yaa. Bilmiyorum ki. Hastalıklar falan vardı, keyifsizdim.. Ne okuyabildim, ne yazabildim. Dönmeli aslında ama nereden başlayacağımı bilemiyorum..

Deli Anne dedi ki...

O küçük hanfendi ile yemek yemek de ne büyük zevktir Allahaşkına.. süslenmiş de gelmiş bir de.. içim gitti yahu.. Yiyesim geldi seni ada:)

Yalnız ada çok tatlı ama rica ederim giydireni de gözden kaçırmayalım.. gömlekler, yelekler harika:)