22 Ağustos 2011 Pazartesi

dinolar

Biz, dinozorları çok severiz.
Erkeklerin dinozor aşkını biliyorum. Kızlarda ise pek revaçta değil insan-öncesi dönemin koca efendileri.
Biz, dinoları seven kızlardan olduğumuz için kalktık kendileriyle tanışmaya gittik.

Tabiat Tarihi Müzesi'ni ilk ziyaret ettiğimde ya ilkokulda ya da ortaokuldaydım.
O zamanlar Eskişehir Yolu üzerinde eski bir binadaydı müze. Karmakarışıktı herşey. Aklımda kalan tek şey kocaman bir T-Rex iskeletiydi. Bir de müzenin satış bölümünden aldığımız kırmızı bir taş.
Şimdi müze, MTA içinde süper bir binaya taşınmış. İç tasarımı harika. Girişte kocaman bir yerküre karşılıyor sizi. Ve Güneş Sistemi... 
Biz en çok bu koca yerküreyi sevdik. Hemen nerede yaşıyoruz, yazlık evimiz nerede, Afrika, Çin, Amerika neresi kontrol ettik.
Bir de kocaman tartı var. Dünyada ve diğer gezegenlerde kaç kilo çektiğinizi gösteriyor. Dünyada 16 kg olan Ada Hanım, Jüpiter'de 38 kg, Plüton'da ise sadece 1 kg çekiyormuş.
İkinci katta yani dinoların, mamutun ve devasa bir balinanın olduğu katta bir de mağara var. Küçük bir şey. İçinde metal bir köprü var. Biz Ada ile köprünün üzerine yatıp mağara tavanındaki sarkıtlara baktık.
Yine ikinci katta bizim memlekete özgü hayvanlar sergileniyor. Yani içleri doldurulmuş maketleri. Anadolu parsı, tilkiler, yılanlar, kuşlar. Kelaynakla baya eğlendiğimizi söyleyebilirim.  
Müze, Pazartesi hariç her gün sabah 9'dan öğleden sonra 4'e kadar açık.
Ada, dinoların küçük maketlerinden almak istemişti ama satış kısmı şimdilik kapalıymış.
Giriş ücretsiz.

Şurada müze ile ilgili bilgiler var. 

13 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

banane, biz sizinle gezeriz. Ada anlatır bize artık müzeyi. hem mağarada Tibet'le bakarlar sarkıtlara :)))

Anne İş'te dedi ki...

Ben çok severim Dinoları.Adanın örgülü saçları ise nefis..İyi haftalar dilerim

Naile dedi ki...

Umur bir anımız geldi aklıma. Ramazandan bir süre önce şehrimizdeki bazı müzeleri ziyaret edelim diye maaile bir gezintiye çıktık. Erdem'e nereye gittiğimizi anlatmak için de "Hani Calliou dinazor müzesine gidiyordu ya onun gibi biz de müzeye gideceğiz" deme gafletinde bulundum. Ben her ne kadar bizim gideceğimiz başka müze dinazor müzesi değil desem de Erdem tutturdu dinazor müzesi diye. Önce savaş müzesine gittik dinazor falan gösteremedik tabii, o da sıkıldı gitmek istedi. Sonra cam müzesine geçtik hala dinazor müzesine gitmek için elimden çekiştirip dururken odanın birinde hititlerden kalma taştan yapılmış minik hayvan figürleri ve kafatasları v.s. gördüm. Orda onları Erdem'e dinazor diye tanıttım :) Erdem mutlu oldu, bahçedeki papağanı da sevince keyfi yerine geldi. Etrafta bizi dinleyen turistler ne düşündü hiiç bilmiyorum :))

Eko Anne dedi ki...

aaaa açılmışmı ben de burayı bekliyordum. tadilattaydı.. super olmuş.. sagol Umurcum.. artık cok keyif alıcak yasdalar gercekten

Zeynep dedi ki...

dinolarla yeni tanisiyoruz biz ama fotolarınıza bayıldım ben:) bir de Ada' nın saçları nasıl da uzamış:) opuyorum sizi kocaman!

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

BENİM DE İLGİMİ ÇEKEN ÖRGÜLÜ SAÇLAR OLDU. BENİM KIZIM DA DİNOLARA TAKMIŞ DURUMDA.
SİBEL YAZ DUYARSA ÜZÜLÜR AMA :)

Deli Anne dedi ki...

heyoooo bizim de bir tabiat tarih müzemiz varmış:) yahu blog alemi seviyorum senii.. seni de Umur'um ama en çok Ada'yı afedersin:)

Tibetin annesi dedi ki...

Nilhancım üzülmez sanırsam, oğlum platonik takılıyor bana sorarsan :)

bilge ve annesi dedi ki...

Umurcuğum süpersiniz, hemen adresi yazdım ilk fırsatta gideceğiz, Bilge bayılacak, öperim gamzeli güzeli

Mlke dedi ki...

Ben dino'dan çok o gamzelere takıldım yanakta ki :) maaşallah sana bir kez daha güzel Ada'cım

Burcu.. dedi ki...

Ben yanında Ada'nın durduğu dinazor ve Dünya görmek istiyorum :)

Deniz dedi ki...

Biz de dino seven kızlardanız :)

Seyhan dedi ki...

İstanbulda olsada bizde gitsek kıskandım :)