24 Kasım 2011 Perşembe

ada, 4 yaşında

Nice yıllara meleğim.
O minicik varlığınla, hayatımı değiştirdin.
Şimdi masamda rengarenk tabaklar, posta kutumda dünyanın dört bir yanından kartlar, başucumda komik kitaplar ve beni hiç yalnız bırakmayan arkadaşlarım var. 
Senin sayende iyi bir insan oldum.
Senin sayende değiştim.  
İyi ki geldin, iyi ki varsın kiraz dudaklım.
Hep gülsün gözlerin... Sağlık, mutluluk, bereket seninle olsun...
Seni çok seviyorum.

17 Kasım 2011 Perşembe

geçip giden...

Önce Efemiz ameliyat oldu.
Üstüne konduramadık, ertelemeye çalıştık ama doktorumuz acil deyince elimiz ayağımıza dolandı.
Bir sabah götürüp elimizle teslim ettik yabancılara. Hayatımızda ilk kez.
Neredeyse üç saat sürdü ameliyatı. Bağırsaklarında kocaman yırtıklar vardı, fıtığa neden olmuştu. Üstüne bir de mitral kapak yetersizliği çıktı. Ağladım ağladım gözlerim şişti. Ameliyat biter bitmez koşturduk yanına. Sadece beş dakika diye uyardı doktorumuz. Yüzüme bakmadı oğlum. Canı yanıyordu, bana kızıp küsmüştü. Sonra çıkardılar yanından. İkinci gün ziyarete gittiğimizde gelip yaladı beni, kuyruğunu sallardı. Hadi hadi gidelim burdan diye... Olmaz oğlum sonra deyince yine bozuldu.
Üçüncü gün aradı Ateş Bey bu çocuk ne yiyor ne içiyor çok mutsuz gelip alın diye. İki gün hiç uyumadım. Yaralarını yalamasın diye. Bütün gece oturdum başında.
En zoru anlatamamak.
"Bak oğlum ameliyat olman lazım. Ama biz hemen gelip seni alacağız. Sakın merak etme tamam mı?" diyememek. 
Ve de kimsenin anlamaması. 
Neyse şimdi iyi serseri.  
Sonra annem ameliyat oldu.
Çok zor ya insanın sevdiğini böyle beklemesi.
Hele de annesini.
Anneler, hep sağlıklı olmalı. Çocukları, onları ameliyathane kapılarında falan beklemek zorunda kalmamalı.
Şimdi o da iyi.
Ama galiba ben hastalandım. İlaçlarımı almayı unuttum. Haftasonu nabzım, 140 'a fırlayınca aklım başıma geldi. Bir süre yasaklıyorum herkese hastalanmayı.
Ada Hanım'a gelince Efe'ye çok üzüldüğü için anneannesinin ameliyat olduğunu söylemedik.  Geyip gidip Efe'yi öptü bir an önce iyileşsin diye. Geçenlerde ikisinden de ses gelmeyince çaktırmadan kafayı uzattım odaya. Efe'yi yatırmış steteskobuyla dinliyordu. Efe de kuzu kuzu yatıyordu...