31 Ocak 2012 Salı

ordan burdan

Birbirinin ardı sıra başlıyor ve bitiyor günler. 
Bir kez yitirince kontrolü
Tekrar kazanması zor oluyor.
Sanırım şimdi biz geçen yıl diye yazmak gerekiyor.
Önce yeni yılı kutladık.
Ne istediğini bilen, bizim de bilmemiz için elinden geleni yapan prensesimiz,
Noel Baba'dan kabarık etekli, pembe bir elbise istedi.
Noel Baba da kırmayıp kocaman bir kutu gönderdi Ada'ya !
İki gün boyunca bu benim kabarık elbisem mi diye kutuyu inceledi.
Sonunda o kutu açıldığında Ada'nın yüzündeki ifade her şeye değerdi.
Çığlık çığlığa üstüne geçirdi elbiseyi.
Bu çocuklar, mutlu olmayı biliyor.
O günden beri hemen her gün bu çingene pembesi elbiseyle dolaşıyor evde.
Şarkılar, türküler, danslar eşliğinde... 
Sonra bütün aile hastalandık ilk kez.
Önce Ada, sonra baba, en son anne.
İlk kez ateşlendi Ada.
Biz resmen süründük yerlerde
Ama o, şans eseri kısa zamanda atlattı.
İzin alan babayla evde kaldı.
Ayşegül ablası, her gün onunla oynamaya geldi.
Sabahtan akşama, çılgınca oyun oynadılar.
Dünyanın ucuna gittiler birlikte,
Kangurularla zıplamak için.
Sonra rengarenk kanatlar takıp, çiçek perisi, deniz perisi, bulut perisi oldular.
Hani yeme yanında yat cinsinden, bal-kaymak birşey oldu Ada.